Franklin şöyle demiş; “Dikkatsizlik bilgi noksanlığından daha fazla ziyana sebep olur.” İnsan istemeden, farkına varmadan da fenalık yapabilir.
Dikkatsiz bir adımınız, bir karınca yuvasını dağıtabilir. Mutsuz bir insanın yanında gösterilen neşe o insanı yaralar. Eğitim de büyük dikkat ister. Çocuk daha iyiye zorlanırken, daha kötüye itmiş olursun. Küçük ve dikkatsizce bir suçlama bazen onu bizden kaçırır. Yüreğine telafisi ve tedavisi imkansız yaralar açar. Tıpta da öyle, ufak bir dikkatsizlik bir hastanın kaybedilmesine sebep olabilir.
En büyük dikkatsizlik acele verilmiş bir yargı gibidir, neticesi telafisi zor sonuçlar doğurur. Yargı demişken şunu da diyelim, bir zamanlar halkın yüzde yetmişi yargıya güveniyordu, şimdi bu oran yirmilere düşmüş. Sorumlusu kimdir, sebebi nedir, buraya düşüren ya yasadır ya da yargıçlardır. Artık kendilerine gelme zamanı gelmedi mi? Ben üzülüyorum ama adalet yapanlar ve dağıtanlar acaba üzülüyor mu? Küçük bir leke beyazın üstünde kocaman görünür. Bunun için adalet çok dikkat ister. Konu değişti, yine dönelim eğitime ve dikkate çünkü eğitim çok önemli, defterimde şu güzel sözü buldum, buraya aktarayım, defterin en az kırk yıllık ne sözün sahibi belli, ne de kimin olduğu belli.
“Herhangi bir milletin yok edilmesi atom bombası ve ya uzun menzilli füzelerin kullanılmasını gerektirmez. Sadece eğitimin kalitesini düşürmek ve sınavlarda kopya çekilmesine izin vermek yeterlidir. Hastalar bu tür doktorların elinde ölür. Binalar bu tür mühendislerin elinde çöker.  Para bu tür ekonomistlerin elinde çöker, kaybolur. İnsanlar bu tür din adamlarının elinde ölür. Adalet bu tür hakimlerin elinde kaybolur, eğitimin çöküşü milletin çöküşüdür."
Kalın sağlıcakla.