Bu deprem bize çok şey öğretti, çok dersler verdi. Kiminin havasını aldı, kiminin üzüntüsüne üzüntü kattı. Velhasıl şimdi hepimiz güvenli bir zemin, depreme dayanıklı bir ev, fay hattından uzak bir yer bulma peşindeyiz. Köylerin ve kayalık zeminlerin değeri arttı. Tabi bunlar önemli ve dikkat etmemiz gereken hususlar ama en önemli konuları da hatırımızdan çıkarmamamız gerekir.

Dünyaya gitmek için geldik ama deprem ama sel felaketi ama başka türlü. İnsan gibi yaşamakta önemli. Tabi dünyaya ait işlerimiz de önemli. Bir çok imtihan var, dünyadaki imtihanlarda önemli. Yanlış ve eksik yaptığımız işlerden de sorumluyuz, inşaatı da ticareti de mesleğimizi de nasıl olması gerekiyorsa öyle yapmalıyız. Hele ki bir Müslüman daha da dikkatli olmalı, daha hassas olmalı çünkü Allah işlerini doğru ve eksiksiz yapanları sever ve korur ve bunlara yardım eder. Bunun tersi de var, işini yapmayanların ahirette bir karşılığı da var.

Bazen düşünüyorum depremde eksik malzeme ve eksik teknoloji ile yapılan yapılar yıkıldı, insanlar öldü, birikimler gitti. Şimdi değdi mi? Beş milyona dört milyona evler satmışlar. Yüzde yüze varan kârlar elde etmişler. Şimdi ne olacak, bu parayı verenlere de şaşıyorum, on katlı eve verilir mi bu paralar? Hiç kimse kusura bakmasın ama bazı istisnalar dışında bu kadar paranın alın teri ile helal yolla kazanılacağına inanmıyorum. Vardır bir çapanoğlu çünkü altmış üç yaşındayım, gece gündüz koştum. Ne yedim, ne içtim ne de gayri meşru yollara para harcadım. Ben niye bu paraları kazanamadım. Benim aklım ermedi bu işlere, eren varsa beri gelsin.

Kalın sağlıcakla.