Yaşadığımız afetin neden olduğu ve yaşam savaşı verdiğimiz zorlu süreçte Kızılay ve Afad’ın koordinasyon eksikliği aşikâr bir şekilde gördük. Belki depremin büyüklüğü, belki olumsuz hava şartları bu eksikliğin yaşanmasını tetiklemiş olabilir ancak eksikliklerin tamamını da bu faktörlere gizlemek de komik olur. Diğer ilerden deprem bölgesine sevk edilen yardım birimlerini sebepsiz şekilde görev dağılımı yapacağız diyerek en az 10 saat bekletmek ve müdahale ettirmemek, gönüllü ve sivil toplum kuruluşlarının müdahalesi üç gün koordine edememek bence bu işi becerememektir.
Bu işi becerememenin de tek sebebi Kızılay ve Afad gibi birimlerin boş kadro tamamlama merkezleri olması, işin ehli olan ve liyakat sahibi kişilerin (işini düzgün yapanları tenzih ediyorum) bu kurumlarda istihdam edilmesidir.
Gururumuz olan madencilerimizle ilgili en küçük bir eleştiri duyduk mu? Canlı yoktur diye terk edilen enkazlarda bile umutla bir nefes arayan kahraman madencilerimiz. Mesela 5 yıl maden sahalarında görev yapan madencilerimizin kadroları, 5. Yılın sonunda Afad kadrosuna aktarılsa tecrübelerinden ve niteliklerinden faydalanılsa, ekonomik şartları en üst düzeyde iyileştirilse fena mı olur?
Bu afette canla başla çalışan tek yürek tek bilek olan her bir ferdimizi unutmamak lazım tabi. Afet alanında ihtiyaç için canla başla çalışan, koşturan afet zedelere tek tek su dağıtan iyi ki bu vatanın evlatlarıyız devletin yetmediği yerde millet yanında dedirten herkese minnettarız.
Bu yaşadıklarımız sivil toplum kuruluşları ile özellikle Afad ve Kızılay gibi kurumların devlet tabanlı daha fazla destek olması ve güçlenmesi gerektiğini şüphesiz ortaya koymuştur.
Güzel ülkem maalesef ki deprem ülkesidir. Bu gerçekle yaşamalı önlemlerimiz almalı ve önceliğimiz olan halkımızın can güvenliği korunmalıdır…