Okullar kapandı, güneş kavurucu sıcaklığını çoktan hissettirmeye başladı. Kimi valizini topluyor, kimi tatil rotalarını işaretliyor. Peki ya hepimiz bu kervana dâhil miyiz? Ne yazık ki değil. Son birkaç yıldır yaz tatili, ihtiyaçtan çok ayrıcalığa dönüştü; dinlenmek, nefes almak, yenilenmek artık herkesin kolayca erişebildiği bir imkân olmaktan uzaklaştı.
Gerçekler acı: Bir ailenin bir haftalık tatili, bir yıl boyunca yapılan fedakârlıkların bile karşılayamadığı bir lükse dönüştü. Ulaşım ücretleri uçuk, konaklama fiyatları ev kirasıyla yarışıyor. “Her şey dâhil” oteller, adeta “her şeyden feragat” ettiriyor. Dışarıda yenilen sade bir akşam yemeği, marketten alınan atıştırmalık ya da çocukların canı çektiğinde alınan bir dondurma bile “Bu ay sonunu nasıl getiririz?” kaygısının gölgesine düşüyor. Böyle olunca tatil hayali vicdan muhasebesine, “Tatil mi, başka ihtiyaçlar mı?” sorusuna dönüşüyor.
Eskiden yılda bir–iki kez verilen kısa molalar, işin stresini ve yorgunluğunu alır, emeğin ödülü sayılırdı. Şimdi o molayı hayal etmek bile gerçekleşmediğinde zihinsel tükenmişlik yaratıyor. Sosyal medyanın her şeyi anında önümüze sermesi de cabası: Ekranı kaydırırken “Yine mi herkes denizde?” cümlesi dudaklarımızdan dökülüyor; dinlenemeyen bizler, dinlenenlerden bile fazla yoruluyoruz.
Oysa yaz tatili birkaç günlüğüne şehirden uzaklaşmaktan öte, koşulsuz, karşılaştırılmadan, yargılanmadan herkesin sahip olması gereken insani bir ihtiyaç, bir soluklanma hakkı. Sadece bedensel değil, zihinsel ve ruhsal bir yenilenme; hayatın temposunu yavaşlatıp kendimizi, sevdiklerimizi, gökyüzünün rengini yeniden hatırlayabilmek.
Tatilin erişilebilirliği, bir toplumun refahının en somut göstergelerinden biridir. Dinlenemeyen bireylerden sağlıklı bir toplum çıkmaz. Çalışmakla övünen bir kültürde bile dinlenmenin hâlâ “ayrıcalık” olarak görülmesi, büyük bir çelişki.
Eğer yaz tatili bir lüksten ziyade ihtiyaçsa, bu yaz gidemesek bile hayalinden vazgeçmemeliyiz. Çünkü kısa molalar, hayata yeniden başlamanın en güzel yoludur. Refah içinde, dinlenmeye vakit bulabileceğimiz güzel günlere…
Sağlıcakla kalın.
Bu Yaz da Evdeyiz: Gidemediğimiz Tatil Değil, Molanın Peşinde
Gamze Eğlengül Efe
Yorumlar