Bazen düşünüyorum, nasıl bir hayat yaşıyoruz? Nelere değer veriyoruz, neleri yerin dibine sokuyoruz? Yaşadığımız hayat bana çok yapmacık, taklitçi ve gerçeklerden uzak geliyor.

Velhasıl taklitçi olduk gitti, bu taklitçilik bizi gerçekten uzak, yapay bir yaşam içine soktu. Taklide özendi mi insan orijinal olmaktan çıkar, bizde orijinal olmaktan çıktık. Taklitçi, yapay bireyler olduk.

Bazen bakıyorum üç kelime İngilizceyi öyle çok kullanıyoruz ki ben şaşırıyorum ve ya yabancı markalara öyle sarılıyoruz ki hayretler içinde kalıyorum. Ayağının altındaki ayakkabının markası, kafamızın tepesindeki kafayı şekilden şekle sokuyor, oturduğu semt bile adamı başka biri yapıyor, oysa adam aynı adam, zeka aynı zeka ama havasından geçilmiyor.

Komşusu araba alıyor, o da olmayan parasıyla bir üstünü almak için uğraşıp duruyor. Boğaza kadar borç, uykusu kaçacak derecede sıkıntıya giriyor. Bilmem değer mi buna? Ders çalışmayan çocuğunu, özel okula, okuldan dershaneye, koşturup duruyor, kendi benliğinden çıkıp başka bir kimliğe giriyor. Sırf bir kariyer ve hava atmaktan başka da bir amacı yok. Yemeklere gitmeler, beş liralık kahveyi yüz elli TL'ye içmeler, daha neler neler.

Ah cahillik, ah geri ze…. Sen bizleri ne hallere soktun farkında mısın? Düştüğümüz şu hallerimizi bir görebilsek. Bir anlayabilsek, batı hayranlığımızın ne manyaklığa vardığını bir anlayabilsek, inanıyorum ki biz, biz olacağız.

Kalın sağlıcakla