Dün Facebook’ta bir yıl evvelki yazımı hatırlatan bir bilgi düştü. Geçen yıl bu zaman yazdığım yazı. Ukrayna ve Rusya ile ilgili.
Hüzün yine içime oturdu, biz bir depremle dünyamızı şaşırdık. Oysa Ukrayna her gün bombalar altında. Kimin tepesine düşeceği belirsiz, neresi yıkılacak, nereler yanacak, kimler ölecek belli değil, bir korku içinde bir hayat.
Ne için bu savaş? Kim karlı? Kazanan kim olacak? Bence hiçbiri. İki akılsız devlet başkanı, iki aklını yitirmiş, iki şımarık. Olan halklara oluyor, ekonomiye oluyor, kurulmuş şehirlere, köylere oluyor, hayvanlara ve bitkilere oluyor. İki lider de dikmiş kafayı ben haklıyım diyor. Biri batının kuklası, beyinsiz, diğeri doğalgaz ve petrol gelirleriyle şımarıklığının zirvesini yaşıyor. Ankara Savaşı sonunda Timur, Yıldırım Bayezit’e der ki, bu dünya senin gibi topalla benim gibi köre kaldı ya vah vah. Şimdi de ben diyorum bu dünya ikinize kaldı ya tepinin durun, sakın savaştan vazgeçmeyin. Batı çok üzülür sonra sizin gibisini bulmak için bir yüz yıl daha beklemek lazım.
Bazen düşünüyorum, bunlar gözü yaşlı anneleri, sakat çocukları, acı çeken askerlerin yerine kendilerini koyuyorlar mı? Bir empati kurmak bu kadar zor mu?
Şu savaştaki zararlar ile eminim ki Afrika’da birkaç ülke insanı doyardı ama nerede o merhamet, nerede o insanlık, nerede o efendilik?
Siz şımarıklığınızı sürdürün beyler, siz batılı sırtlanları doyurun, siz insanınızın ekmeğini bomba parası yapın. Şundan eminim ki ve kalben inanıyorum ki Allah’ın hesabı sizleri perişan edecek, yaptıklarınıza çok pişman olacaksınız.
Sizin benim yazımdan belki haberiniz de olmayacak ama bu yazılandan birinin haberi var.
Kalın sağlıcakla.