Bugün işim yoktu, sabah kalktım, kahvaltıdan sonra bir kahveye gittim. Bu saatlerde gitmek hiç adetim değil, bir iki gazete okuyayım diye bir masaya oturdum. Kahvede en az otuz kişi var, şaşırdım. Öteberi kulak misafiri oluyorum, en önemli konu futbol. Bakıyorum bütün kulüplerin oyuncularını biliyorlar, takımları çalıştıran hocaları biliyorlar, kulüpleri yönetenleri bir bir sayıyorlar, çok şaşırdım. Adamların kafa yoracakları başka bir şey yok, nasıl da ezberlemişler, şaşırdım kaldım.
Kimileri ekonomik konuları ele alıyorlar, kitap okumayan, köşe yazısı okumayan bu insanlar, sürekli atıp tutuyorlar, dinlemek lazım. İnsan üzülüyor. Bilime ve hakikate dayanmayan boş bilgiler.
Bir tarafta adalet ve kanunları tartışıyorlar, hemen hemen her suçluyu doğru ipe! Gülesim geldi.
Derken ezan okundu, camiye gittim, cenaze varmış, cenaze namazını kıldık, hoca helallik aldı. Nasıl bilirsiniz faslı bitti, aldık cenazeyi doğru Emirdağ mezarlığına. Hoca kısa duaları okuyor, cemaatin yüzde doksanı futbol konuşuyor, şampiyondan, küme düşünlerden, ne aklına gelirse. Bazen düşünüyorum biz niye geliyoruz buraya, konuşulan ne? Bazıları ise çocukluğunu, köyünde yaptığı çobanlığı, bazıları yaptığı haylazlığı anlatıp duruyorlar. Millet birbirini özlemiş, belki bir iki yıldır birbirlerini görmemiş eski dostlar, başka ne konuşulur ki? Ancak düşünüyorum, cenazeye geldik, biraz ölümü, günahları, sevapları, yaptığımız hatalarımızı düşünsek daha iyi olmaz mı?
Bir de Peygamber Efendimiz’in cenazede sorduğu bir soru var. “Bu adamın borcu var mı? Borcunu üstlenecek bir yakını var mı? “Eğer yoksa cenaze namazını kıldırmazmış! Bilmem ne demeli şimdiki imamlara. Bir de bak zamanın peygamberine. Acaba eksik mi yapılıyor şimdi? Diyanet bunu niye tartışmaz bilmem.
Kalın sağlıcakla.