Güzel ülkemde yine güzel haberler duymak için uyansak da maalesef yine mutsuz konular ile güne merhaba dedik. Her sene sonu olduğu gibi kanayan yaramız ‘’Asgari Ücret’’ zamanı geldi çattı. Her yıl sonu olduğu gibi çalışanların gözü, kulağı bu konuda…
En üzücü tarafı da o kadar çalışanın emeği, birkaç kişinin masa başında yaptığı hesaplamalarla belirlenmesi.
Günümüzde asgari ücret, biraz da kişilerin çıkar savaşları ile gündemde. Belirlenen bu maaşın sadece bir maaş değil; insanların yaşam maliyetlerinin belirlenmesi, temel ihtiyaçlarının öngörülmesi ile doğru orantılı olması gerektiği.
Biz ise bugün yaptığımız hesaplamalarda öngörülen dengenin sadece bazılarımızın doğruları ile yapıldığı gerçeği. Bu konu üzerine seçilen temsilcilerimiz ki özellikle işçi tarafı çoğu kez masada sadece bir rakam olarak kalıyor. Öngörü hesaplamasında o kadar çok gerçek varken belirli kriterler ile orantılanıp konunun kısacık bir zaman diliminde belirlenmesi de ayrı bir hayret konusu.
Peki bu kadar yanlışa halkımızın tepkisinin adete bir kuzu misali bekleyişi de ayrı bir can sıkıyor. Peki ya sosyal medya ve kanalların bu işe bakış açısı? Gerçekten bazen insan oluşumuzun bir sebebi olduğunu sorgular nitelikte…. Bu konuya bakış açıları, tartışma biçimi bile yanlış taraftan…
Oysa ki asgari ücret sadece cebimize giren para değil; yaşam standardımız, geleceğe bakış açımız ve toplumsal huzurumuzu simgeliyor.
Sonuç olarak asgari ücret sadece ekonomik bir göstergeden ibaret değil; emeğin değerini gösteren, refah seviyesini yükseltecek bir konu. Ve herkesin tek istediği bu konuda daha kapsamlı rakamların konuşulduğu daha dengeli ve ekonomik büyümeyi hedefleyen, yaşama yeterliliği sağlayan bir düzenin gelmesi…
Bugün yarın net bir kararın açıklayacağı komisyon için umarım bu sene her seneden farklı olarak yaşamak için yeterli bir ücret açıklamayı öngörürler.
Herkese mutlu bir hafta sonu diliyorum,
Sağlıcakla kalın, sevgiler.