2025 yılının başlamasıyla birlikte ekonomik beklentiler bir yana zamlar peş peşe gelmeye başladı. Her yeni yılda olduğu gibi bu yılda maaşlarımız elimize ulaşmadan raftaki ürünler bir bir zamlandı. Peki, bu yılın da gündem konularından olan zamlar için neler söyleyebiliriz, birlikte bir bakalım istedim.

Zam diyoruz; ama neden bu zamlar yılın daha ilk gününden karşımıza çıktı. Ülkemizde yüksek seyreden ekonomik dalgalanma ve enflasyon hem üretici hem de tüketicileri maliyet noktasında zorluyor. Başka bir sebebi de merkez bankasının faiz kararlarındaki dinamiğin bunu etkilemesi. Yerelden baktığımızda ise vergi oranları, enerji ve lojistik hizmetlerinin artışı da başka sebeplerden.

İnsanların değişen alışkanlıklarındaki ihtiyaçları da tüketimi farklılaştıran konulardan. Tasarrufu etkileyecek planlamalar yapmak, artan ihtiyaçlar için ek gelir arayışı da zamların bizlere başka bir yansıyışı.

Bu konularda bizlere düşen en önemli davranış, ihtiyaçlar doğrultusunda sürekli bir alternatif arayışında olmak. Belki değerlendirilebilecek diğer bir konu da uzun vadeli planlama alışkanlığını hayatımıza uygun geliştirmek. Bakın tasarruftan kastım para biriktirmek filan değil; mevcudu koruma potansiyeli ile harekete geçme vakti.

Devletimizin uyguladığı politikalar eğer yetersiz kalıyor ve iş başa düşüyorsa, en az zararla dönemi atlatmanın tek yolu dayanışma ve birlik beraberlik. Tek yol kendimiz ve yaşadığımız krize karşı kendimizin ürettiği çözümler.
Hiçbir zaman unutmamalıyız, sorun varsa çözümde var. Önemli olan zorluklara karşı umudu kaybetmemek.
Sağlıcakla kalın.