Çok sık yazamıyorum.

Bir önceki yazımda ifade ettiğim, OSB’lere arıtma kurulması zorunlu olsun minvalindeki yazıma hayli ilgi oldu.

Ovada tarım yapanı da sanayide fabrikası olanı da meseleye ilgili.

OSB’de arıtmanın çok gerekli olmadığını savunanlar; hala ısrarla süslü kelimelerle kirli sanayinin şehirde olmadığını savunuyor. Sakarya’nın ve ülkenin gelişiminin sanayi tesislerinden geçtiğinden dem vuruyor. Hükümetin bile enflasyonlu büyümeyi tercih etmesini tezlerine dayanak olarak sunuyorlar. Uzun uzun OSB’lerin sanayileri derli toplu yaptığından tutun da, istihdama katkısı, milli gelire yansıması vs. vs…

Birazcık düşünme yetim olmasa, ülkenin farklı yerlerinden Sakarya’da fabrika kurmaya gelenlerin bu işleri Allah için yaptıklarını falan düşüneceğim.

Oysa biliyorum ki metropol şehirlerde 3-5 dönümlük sanayi arsalarını 100 kat karla satıp Sakarya’da üç otuza daha büyük daha görkemli fabrika kurmak işlerine geliyor.

Bu arada belirtmeliyim; Fabrika kuranlardan çok, fabrika arsası satanların hoşuna gitmiyor bizlerin her yere OSB olmasın, OSB kurulacak alanlara arıtma zorunlu olsun uyarılarımız hoşlarına gitmiyor.

Zenginin parası bizlerin çenesini yormaya devam ededursun.

Ovada tarımla uğraşanlar, OSB olacak bölgeler için verilen paranın yetersizliğinden şikayetçi. Ardından yerleri OSB olmayacak ve tarıma devam edecekler ise, derelerin çamur gibi akmasının önüne geçilmesini istiyor. Fabrikaların toprak üretemeyeceğine vurgu yapıyor.

Karar vericiler, ‘sesleri daha gür çıkıyor, yöneticilere daha kolay ulaşıyor’ diye zenginin taleplerini öncelikli görüyor.

Her şeyin dengeli olması gerekiyor.

Şehrin arazi yapısını bilmem kimin oranıyla çarpıp, “Sakarya’da daha şu kadar OSB kurulur” çıkışının realist bir yaklaşım olmadığını ifade edeyim. Ülkenin kıraç topraklarına doğru götürelim sanayiyi, ovanın göbeğine kurmayalım diyen zengin duydunuz veya gördünüz mü? Göremezsiniz çünkü kıraç bölgelerin ulaşımı zor, limana mesafesi uzak.

Yani yine aynı mesele; zenginin parası kıymetli.

Ülke enflasyonlu büyümeyi tercih etti. Bizim OSB’ler kontrollü kurulsun. Elekten elenenler şehre gelmesin. Muhakkak ama muhakkak arıtma kurulsun. (Söğütlü’de olan gibi sözde değil gerçek arıtma talebim)

Bizim sesimiz yeterince duyulmayacak. Belediye kendi bütçesinden yapamadığı hizmeti, sanayiciden bağış adı altında dayatma yaparak alacak. Karar vericiler zenginin sesine kulak verecek ve OSB sayımız artacak.

Madem bütün realiteye rağmen OSB kurulacak. Binlerce tarım arazisi heba edilecek. Bari yanı başındaki arazileri kimyasala boğmasın. &OSB’lerde arıtma zorunlu hale getirilsin.

Ve son kez ifade edeyim. Sakarya’da faaliyet gösteren fabrikaların tamamına yakınında kimyasal madde kullanılıyor. Kimyasal kullanılan tesislerin atıklarını evsel atık gibi değerlendirmesi insan aklıyla dalga geçmektir.

Sanayi kirletir. Kirli sanayimiz yok, bacasız sanayimiz var diye hava atmak bilimle, insan aklıyla dalga geçmekten ibarettir.