Ülkede herkesin ortak noktası olan zamlar hakkında konuşacağım. Gerçi ülkede konuşmayan kalmadı ama bir de ben konuşayım dedim. Her gece acaba yine neye zam gelecek diye düşünmekten gözümüze uykular girmez oldu.

İnsanlar artık pazara, market girmeye korkar oldu. Pazarcıya sorsan müşteri gelmiyor. İnsanlar artık pazara akşamüzeri gidiyorlar, çünkü akşamüzeri ürünler daha ucuz oluyor. Peki, bu insanlara bu yaşadıkları revamı?

Vatandaş açıklanan enflasyon oranlarına inanmıyor. Bu tartışma götürmeyecek bir gerçek. Oran, tahmin edilenden yüksek bile açıklansa, bu sefer de 'Gerçek çok daha yüksekti, ancak buraya indirebildiler' diye fikir yürütülüyor, görüş dile getiriliyor. Vatandaşın hesaplanan fiyat endeksinin 400 kadar mal ve hizmetten oluştuğunu, ortaya çıkan oranın bir ortalamayı gösterdiğini dikkate almasını beklemek ne kadar gerçekçi? Vatandaş, ne tükettiğine bakıyor, o tüketim için ödediği paradaki değişime bakıyor ve kendi harcamasından yola çıkarak bir enflasyon hesabı yapıyor.

Son yıllarda Türk parasının durmaksızın değer yitirmesi ile ülkenin genel sıkıntıları çok daha arttı.

İktidar üretimi artıracak yolları bulamadı, enflasyon gittikçe arttı.

Devletin kasası hep açık veriyor. Şu an dışarıdan borç para bulma çalışmaları sürüyor.

Gelebilecek olan borç paraların ekonomiye ve devletin yürüyüşüne pek bir katkısı da olmayacak.

Alınan borç paraların faizleri de yine ayrı bir yük getirecek.

Yurttaşlar son derece huzursuz.

Her yeni bir gün yeni ve yüksek zamlarla karşılaşan halkın ruhsal dengeleri sarsılmakta ve bunun yan etkisi olarak fiziksel rahatsızlıklar da kendisini gösterecek.

Türk milletinin kendine olan öz güveni yitirildi.

Zamlardan artık insanlar bunaldı ve sıkıldı. Peki, insanlar ne yapacak?