Sözüm ona ‘DEMOKRASİ’ var.

Millet kendi iradesiyle vekilini seçip TBMM’ye gönderiyor güya.

Oysa gerçek şöyle; Genel merkezlerde hazırlanan listeler bence adına menü denmeli. Vatandaşa, ‘Bak demokrasi var. Git oyunu kullan bizim tercihimizi resmileştir’ demenin farklı bir söylemi DEMOKRASİ.

Demokrasi(!) beşiği ülkemizde, sandığa gidip kendi tercihini yapamama durumu daha uzun süre yaşanacak. Çünkü genel başkanlar tahtlarını seviyor.

Kendi vekilini seçemeyen, kendisini temsil edemeyenlerin meclise gitmesi durumunu değiştiremeyince halk yeni söylemleri hemencecik benimsemeye başladı. Listeler hazırlanırken bölgesel adaylara yer verilmesi yeni ama iş görür bir söylem.

Niye kuzeyden, güneyden, doğudan, batıdan isimler isteniyor listelerde? Çünkü halkta karşılığı var. Vatandaş kendisine yakın olanı mecliste görmek istiyor. Belki yarın öbür gün bir işini çözer umuduyla.

Kuzey bölgesinin kendilerini temsilen mecliste vekil istemeleri epeydir dillendiriliyor. Sokakta karşılık da buldu bu söylem. Güney bölgesi de vekil istiyor. Tıpkı şehrin doğusunun istediği gibi…

Millet kendi temsilcisini seçip meclise gönderecek, kanuni düzenleme istemek yerine birilerinin önerdiği bölgesel aday formülünü sahiplenmiş durumda.

Olması gerekenin olacağı günleri beklerken şimdilik oyalanıyoruz.

-Genel merkezler nasıl bir liste yapar? Hangi liderin menüsü daha çok beğenilir? Seçilebilecek yerlerde güneyden, kuzeyden isimler olur mu? İşte bu soruların cevabı, milletin sesini ne kadar duyulacağıyla doğru orantılı….

-“Cambaza bak cambaza” diyerek ceplerin boşaltıldığı sirkleri andırmıyor mu şimdilerde siyaset arenası…

Önceden sirklere giden yankesiciler, milletin cüzdanlarını çalıyordu. Şimdilerde geleceğimizi çalanların taktiği ‘cambaza bak cambaza’ durumuna çok benzeşmiyor mu?

Ya millet olarak gözümüzü açacağız kendi geleceğimizi kendimiz belirleyeceğiz yada cambazın gerilen ipin üzerindeki yürüyüşüne bakmaya devam edeceğiz.

***

Balık hafızalı bile değiliz!

“Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim”

İnsanın durup durup okuyası geliyor. Okudukça umutlanası…

Size de öyle geliyor mu?

ASKF Başkanı Yaşar Zımba’nın kulüplere verilen parayı başka yerlere harcaması hemencecik unutuldu. Hani ahlak hani zekilik…

Spor kulüpleri hakkını aramayacak mı? Mesele orada kulüplere verilecek paranın miktarı değil ağalar. Mesele hakkınız olanın size sorulmadan başka tarafa aktarılması…

Öküz altında buzağı aramaya gelince koşa koşa giden kulüp temsilcilerinin sessizliği, gelecek için umut değil hayal kırıklığı yaratıyor.

Balık hafızalı bile değiliz. Balık kadar hafızamız olsa unutulmasın, nerelere harcama yaptığı açıklansın isterdik.

Oysa biz unutmayı tercih ettik.

***

Bu kadar kolay mı?

Ekrem İmamoğlu’na verilen ama henüz kesinleşmeyen ceza sonrası kahraman çıkarma telaşından rahatsız olan 6’lı masayı destekleyen kimse var mı?

Etrafımda bir iki cılız sesin dışında ben göremedim.

Allah aşkına bu meseleyi kahramanlığa dönüştürme çabası neyin nesi…

Diyelim ki Ekrem İmamoğlu’nun kahraman olacağına inanan bir zümre var. Bu meseleden ötürü Cumhurbaşkanı seçileceğine gerçekten inanılıyor mu?

Bu kadar kolay mı bu işler?

Mecliste, belediyelerde, bürokraside velhasıl ülkede değişimin olmasını isteyen birisi olarak şaşkınım.