Bildiğiniz üzere sokak hayvanları ile ilgili yasa tasarısı komisyondan geçti. Tasarı Meclis Genel Kurulu’na getirilerek oylanacak. Tasarı ilk başta tüm sokak hayvanlarını kapsıyordu ama sonradan bu yasadan kediler çıkarıldı. Komisyondan geçen yasa tasarısında peki neler var?

Yerel yönetimler, gönüllü kuruluşlarla iş birliği içerisinde, sahipsiz hayvanların sahiplendirilinceye kadar bakılmaları için hayvan bakımevleri kurarak onların bakımlarını ve tedavilerini sağlayacak, eğitim çalışmaları yapacak.

Yasayla getirilen hükümleri uygulamayan yerel yöneticilere 2 yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Teklifle evcil hayvanlarını terk edenlere ve sahipsiz hayvan popülasyonunu artıranlara da ceza kesilecek.

Düzenlemenin bu kısmına sanırım karşı çıkan kimse olmayacaktır. Sokak köpeklerini kısırlaştırmayan yetkililere, belediye başkanlarına ve veterinerlere bir yaptırım uygulanması… Zaten popülasyonu artıranlar da cins köpekleri üretip satanlar ve bir anlık hevesle köpeği satın alıp sokağa bırakanlar.

Yeni düzenlemeyle birlikte sahiplendiği köpeği sokağa bırakanlar, hayvan başına 60 bin lira ceza ödeyecek. Köpekleri şehir dışındaki boş arazilere bırakan belediye ya da derneklere de hayvan başına 50 bin lira ceza uygulanacak.

Söz konusu para cezalarının miktarının ise yeterli olduğunu söylemek pek mümkün değil. Köpekleri sokağa bırakanlar için daha yüksek meblağlı cezalar düşünülebilirdi.

Düzenlemeye göre başıboş sokak köpekleri kısırlaştırılacak, aşıları yapılacak, sahiplendirilinceye kadar bakımları barınaklarda sağlanacak.

Sahipsiz hayvanları kısırlaştırmak zaten belediyelerin göreviydi. Birçok belediye maalesef bunu suistimal etti. Tabii bunları söylerken Sakarya’yı ayrı bir yere koymak gerekiyor. Gerek Büyükşehir Belediyesi’nin gerekse ilçe belediyelerinin oluşturdukları hayvan barınakları çok modern ve konforlu. Belki kapasitelerinin biraz d aha arttırılması gerekebilir.

Kısırlaştırılan ve sahiplendirilemeyen köpekler barınaklarda bakımı gerçekleştirilecek. Türkiye’de resmi olmayan rakamlara göre 4 milyon başıboş köpek var deniyor. Bu hayvanların hepsini barınağa yerleştirmek çok zor olacak.  Çünkü birçok belediyenin barınak kapasitesi yetersiz.

Tasarıda bu konuyla ilgili olarak belediyelere süre veriliyor. Buna göre, belediyeler 31 Aralık 2028'e kadar hayvan bakımevleri kurmak, rehabilitasyon işlemlerini gerçekleştirmek ve sahipsiz hayvanlara sahiplendirilinceye kadar bakmak için kesinleşmiş en son bütçe gelirlerinin binde 5'i oranında kaynak ayıracak. Bu oran, büyükşehir belediyelerinde binde 3 olarak uygulanacak. Ayrılan ödenekler başka bir amaç için kullanılamayacak.

Kedi ve köpek sahipleri, hayvanlarını en geç 31 Aralık 2025'e kadar dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırmak zorunda olacak.

Yasa teklifinde “ötanazi” kavramı çıkarıldı deniyor ama yine de bu konuda hayvanseverlerin endişeleri var.  Bunun nedeni de Veterinerlik Hizmetleri Kanunu’nun dokuzuncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ifadelerin ötanaziyi tamamen kapsam dışında bırakmaması. Bizde ucu açık yasalar bir şekilde esnetilebiliyor. Umarım, kanun geçtikten sonra üzücü manzaralarla karşılaşmayız.