Tanışmıyoruz…

Aslında hepimiz birbirimizi biliyoruz ama çoğunuzla hiç tanışmadık.

Yazılarım ya da sosyal medyadaki videolarımla sizler beni biliyorsunuz. Ama tanışmıyoruz.

Ortak paydamız Sakarya. Sakarya’da yaşıyoruz. Muhtemelen güzel şehirde yaşlanıp sonrasında da göçüp gideceğiz.

Bir gün bir haber okuyacaksınız. “Ne yazık ki, çalışma masasının üzerine yığılıp kaldı”

Bazılarınız çok üzüldüğünüzü ifade edeceksiniz, gerçekten üzülenlerde olacak. Bazılarınızın umurunda olmayacağım. Bazılarınız ise sevineceksiniz.

Ben buralardan göçüp gidince, “Nemalanmak için yanar, döner olmadı. Basit yaşamayı seçti ve doğrularıyla gitti. Siyasi muktedirlere hep muhalifti. Kalemi keskindi. Ne yandaş ne de candaş oldu. Tamahkarlardan nefret ederdi. En önemlisi Sakarya sevdalısıydı” Ben bu dünyadan göçünce böyle anılmak için yaşıyorum.

***

Tanışmıyoruz çoğunuzla.

Dediğim gibi ortak paydamız Sakarya…

Sapanca Gölü yok olup içecek su bulamadığımızda,

Arıtmasını çalıştırmayan fabrikaların öldürdüğü derelerimiz için birlikte bedel ödeyeceğiz.

Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda modern bir kent olduğumuzda yine birlikte sevineceğiz.

Eleştirdiğim vekiller, belediye başkanları da benim şehrimin insanı. Onlar görevini layıkıyla yapmadıklarında yine birlikte bedel ödeyeceğiz.

Günü kurtaran işlerin yerine yarınlar için mücadele edenleri alkışlamanın şart olduğunu, siyasi görüşüne bakmaksızın takdir etmek gerektiğini birlikte anlayacağız.

Demem o ki;

Bir yılı daha geride bırakmaya hazırlanıyoruz.

Toplumun değil, bireysel menfaatlerini öncelikleyenleri,

Şahsi çıkarları için bizi bölüp parçalamak isteyenleri 2025’te bırakalım. Onlar yeni yılda bizimle olmasınlar.

Tanışmıyoruz hanımlar, beyler…

İlla tanışık olmamıza da gerek yok. Aynı göğün altında yaşıyoruz. Aynı mahalle de aynı sokakta değiliz ancak aynı şehirdeyiz.

Güven’in çalışma masasına yığılıp kalmasının bir önemi yok. Önemli olan yaşanabilir bir şehir için mücadelem etmemiz.

Hepimiz ölmek için yaşıyoruz. Kefenin de cebi olmadığına göre şehrimiz, şehir insanımız için bir şeyler yapalım.

Kin dolu söylemler yerine sevgi sözcükleri,

Bireysel çıkarlar yerine toplumsal taleplerde bulunalım.

Hepimiz sevdiğimiz, bildiğimiz birisinin ani ölümü sonrası “Tanımayanlar ah keşke tanışsaydım; sohbet etseydim, tanıyanlar keşke daha fazla vakit geçirseydim” diyecek.

Ah keşke dememek için yaşayalım.

Şimdiden hepinizin yeni yılını kutlar, sağlık ve esenlikler dilerim.