Son yıllarda sistemli bir şekilde sonbahar döneminde ekmeğin gramajı ve fiyatı yükseliyor. Baharla birlikte gramajı düşürülüp fiyatı aynı kalıyor. Geleneksel hale getirilen bu zam geçişlerinin bizim şehirde sorumlusu Sakarya Büyükşehir Belediyesi…
Ekmeğin ayarlarıyla oynanarak vatandaşın değil sadece ve sadece patronları öncelikleyen sisteme başta Büyükşehir Belediyeleri olmak üzere bazı belediyeler halk ekmek tesisi kurarak müdahale ediyor. En azından belli oranda daha ucuz ekmeğe ulaşabiliyor. Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin önceliği vatandaş olamadı. Sadece ekmek meselesinde de değil gerçek manada toplu taşımada da durum aynı. Şimdiler de raylı sistem için proje ihalesi müjdeleniyor. Yıllardır Sakaryalı minibüs ve taksi dolmuşçuların keyfine mahkûm edildi. Mesela hala ilçelere giden bir tek belediye otobüsü yok. Şehir merkezinde ki öğrenci indirimli seyahat edebiliyorken Kaynarca, Ferizli veya diğer ilçelerde ki öğrencilerin durum öyle değil. Hemen sabahtan akşama çözülecek bir mesele değil ulaşımda gerçek manada toplu taşıma. Bir yerden başlanması gerekiyor. Yusuf Alemdar dönemiyle toplu taşıma tabiri gerçek manasında hayat bulur.
Ulaşım ve diğer meseleler şimdilik kenarda dursun. Ekmek zammının gelenekselleşen halini Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar görmeli ve millet için halk ekmek meselesini masaya yatırmalı. Ekonomik olarak ay sonunu zor getiren millet, fırın patronları fazla kazansın diye kurban edilmemeli.
Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, bizim kentli diye halk ekmek gündeme alınmıyorsa hatırlatırım. Dünya 5’ten büyüktür diyen bir liderin temsilcileri tarafından yönetiliyor Sakarya yıllardır. “Sakarya’nın birden büyük” olduğunu hatırlatmama gerek yok sanırım.
Sakarya halkına kaliteli ama ucuz ekmek alternatifi sunulmalı. Dileyen bakkalından veya fırınından dileyende halkın kaynaklarıyla üretilen halk ekmeği sofrasına getirmeli.
Son olarak; Halk ekmekle birlikte fırın patronlarına rakip olunsun demiyorum. Ama patronların ekmeğin ayarlarıyla oynarken iki kere düşünmelerini sağlamak bile millet adına büyük kazanç olur.
*****
Çocuklarınızı gönderir misiniz?
Sakarya’nın ikinci üniversitesi olacak diye sevinmiştik.
Nereden bilelim meselenin buralara geleceğini. İyi olacak diye düşünmüştük o günlerde. O sebeple ikinci üniversite fikrine katkı sunmuştuk. SUBÜ kurulalı yıllar oldu hala kampüsü yok. Aslında SAÜ ikiye bölünürken kambur olarak görülen bölümlerini bir yere toplayıp adına ikinci üniversite demişler dönemin yöneticileri…
SUBÜ’nün kampüsü olsun diye yapılan girişimler ne zaman sonuç verecek merakla bekliyoruz.
Yazımın başlığında ki soruyu şehrin etkin ve yetkin siyasilerine soruyorum. Kaynarca’da KYK’nın yurdu yok ama SUBÜ’nün 4 yıllık fakültesi var.
Güreş Ağası Seyfettin Selim Kaynarca’ya yurt sözü vermişti. Tutmadı. Artık güreş ağası da değil.
AK Parti’nin etkin ve yetkin isimleri yerel seçimde kaybettikleri ilçeye yurt yapılması için gayret göstermez. Olan çocuklara oluyor. Fakülte yönetimi, ilçede barınamayan öğrencileri düşünerek olsa gerek haftada üç gün ders programı hazırlamış. Çocukların büyük bölümü Serdivan’dan Adapazarı’ndan gidip geliyor.
Sakarya’nın vekillerine, etkin ve yetkin isimlerine o sebeple soruyorum. Bin 500 öğrencinin kayıtlı olduğu ilçede sadece 60 kız öğrencinin resmi olarak barınabileceğini bilmiyor musunuz? Yanlış adayla yarışa girip kaybetmenizin faturasını Kaynarcalı veya öğrenciler ödemek zorunda mı? Ve en önemli soru; Siz evladınızı haftada üç gün ders görsün diye bir okula kaydettirir misiniz?