Şimdi sizlere bu yılın bahar döneminde siyasilerin, mülki amirlerin ettiği beylik lafları ve sonrasının kısa bir özetini sunacağım.
Sakarya Valisi, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı kaçak yapılarla mücadele, kaçak su kullanımı, gölü koruma gibi meselelerle ilgili neredeyse aynı cümlelerle açıklama yaptılar. SASKİ ekipleri bölgede inceleme yapıp kaçak su kullanımıyla ilgili işlem yaptı. Açıklamaların hemen ardından Nisan 2025 tarihinde Sapanca Belediyesi, Dünya markası bir tesisin 99 bungalovdan oluşan Ramada’yı mühürlediğini açıkladı.


Bizler kaçak yapıyla ilgili açıklamaları hatta ilçe belediyenin mühürleme işlemini haber yaptık.
Sosyal medyada gezinirken ilginç bir video çıktı karşıma. Sapanca’da 99 bungalovu bulunan ve kaçak olduğu her fırsatta dile getirilen tesis ülkede ki sosyal medya fenomenlerini ağırlamış. Emin olmak için bir iki kere izledim videoyu.
Sözüm ona SASKİ suyunu kesmişti. Sapanca Belediyesi Nisan 2025 tarihinde mühürlemişti.

Eğer tesisin suyu yok ve mühürlüyse onlarca misafiri nasıl ağırlıyor?
Tesis o gün kaçak yapı statüsündeyse ve mühürlendiyse bugün nasıl oluyor da ülkenin önde gelen sosyal medya fenomenlerini ağırlıyor?
Sizce de garip değil mi? Eğer söylendiği gibi 4 ay önce tesis mühürlendiyse nasıl hala faaliyete devam ediyor? İşletme mührü söktüyse neden gereği yapılmıyor?
Sakarya Valiliği, Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Sapanca Belediyesi hatta Cumhuriyet savcılarımız 4 ay önce mühürlendiği söylenen tesisin nasıl hala misafir ağırladığını kamuoyuna açıklayabilir mi? Sakarya İl Turizm Müdürlüğü kaçak tesisin belgesinin olup olmadığını söyleyebilir mi?


*
İstifa erdemdir… 
Mudurnu Çayını kirleten tesislerle ilgili ilginç dedikodular geliyor kulağıma. 20 yılı aşkın süredir arıtma yaptırmayan Aydın Örme işçilerine eylem yaptırarak algı yaratma gayretindeymiş. Fabrikanın kapatılması nedeniyle istihdama darbe vurulduğundan dem vurarak tesisin açılmasını sağlayacaklarmış.
Fabrikanın sahibi parayı insan sağlığından çok önemsediği için böyle atraksiyonlara girmesine şaşırmam. Ancak bu yöntemle sonuç alacağına inanmasına gülerim.
Benim meselem fabrika sahibinin yapmak istediği algı operasyonu değil bugün. Yıllardır devam eden kirlilik. Mudurnu deresinin yok oluşu ve denetim yapması gereken kurumun başında 7 yıldır aynı müdürün olmasına takıldım. Yıllardır aynı müdür ve soruşturma geçirmesine rağmen aynı göreve dönen yardımcısı kapatma kararına ne diyorlar?
Kamuoyu baskısına rağmen kat kat zehirli suları salan fabrikalar son dönem hariç hiç kontrol edil mi?
Sakarya Valiliği, İl Jandarma Komutanlığı ve Başsavcı bizzat meseleye el atınca Çevre Şehirciliğin 7 yıllık müdürü ve yardımcısı acaba ne düşündü?
Ve sormak isterim deneyimli müdür ve yardımcısına; Yıllardır bu şehirde görev yapıyorsunuz. Vicdanınız rahat mı? İşinizi hakkıyla yaptınız mı? Biz işimizi hakkıyla yapamadık diyerek istifa etmeyi düşünür müsünüz?
Yoksa bizim arkamız sağlam, müfettiş gelse de savcılık adli işlem başlatsa da bize bir şey olmaz düşüncesinde misiniz?