Orman yangınlarını çok şükür geride bırakıyoruz. Son rakamlara göre çıkan 270 yangından 268’i kontrol altına alınmış durumda. Milas ve Köyceğiz ilçelerinde devam eden yangınlarda en kısa sürede kontrol altına alınacaktır. Bu süreçte emek veren, görevli olan, olmayan herkese büyük bir teşekkürü borç bilirim.
Son yazımda belirtmiş olduğum bazı soruların bugün hala geçerliliğini sürdürüyor olması son derece üzücü bir durum. Tekrar etmekte fayda görüyorum. Biz konuların teknik detaylarını derinlemesine bilmek zorunda değiliz. İlgilendiğimiz konu mevcut olayların öncesi, gelişimi ve sonuçlarının irdelenmesini içeriyor. Teori veya varsayımlar üzerinden değil de yapılan açıklamalar bu konuda bize daha net bilgiler veriyor. O bilgiler ışığında, yangınların başlangıcında sayın bakan Pakdemirli envanterimizde yangın söndürme uçağımız yok açıklaması yapmıştı. Daha sonra bazı basın mensuplarının yardımı ve sosyal medya paylaşımları ile sayın bakanın bu açıklamalarına çeşitli kılıflar bulundu.
Sonuç neydi peki; THK bünyesinde bulunan 2 sene önce İsrail’e yardıma giden uçaklarımız envanterimizde olmayıp, kullanılamaz hale gelmiş. Bunun sorumlusu kayyumu atayan(lar) değil atanan kişinin kendisi olmuş.
Dert anlatamadığımız nokta ise tam olarak burası. Sizin bir işletmeniz var ve işletmenizin çeşitli alanlarına sorumlu müdürler getiriyorsunuz. O sorumlu müdürlerin yaptıkları, söyledikleri, içinde bulundukları her türlü duruma karşı verdikleri tepkilerin sorumluluğunu kendileri kadar işletme sahibi de üstlenmek zorundadır. Sizin inandığınız değerleri taşıyan veya taşıması için yol gösterdiğiniz herkeste sizin de daima payınız olacaktır.
Çünkü damlalara dair edineceğimiz izlenim ve bilgiler bize derya hakkında bilgi sahibi yapacaktır.
Genel anlamda toparlamak gerekirse bu verdiğim örnekler herhangi bir kurum, parti veya adını sizin koyabileceğiniz her topluluk için geçerlidir.
Böyle zor zamanlarda birlik olmak gerekiyor. Bu birliğin amacı acının şiddetini bir nebze olsun azaltmak, bir nebze olsun normal hissedilsin diye. Millet kendi üstüne düşeni yapıp yardımlarını maddi, manevi yaptılar. Bundan sonrası yetkililerin alanında olacak.
Nerede eksik kaldık?
Bir daha olduğunda ne yapmamız gerekiyor?
Yangın dışında hangi acil durumlara, ne kadar hazırlıklıyız?
Soruların tamamı için kimlerin rahatını bozmamız gerekiyor?
Önce bu sorulara iç denetimle cevap vermeli ve toplumun bu konuda içini rahatlatacak adımlar gerekiyor…