Sabahları radyo programlarını dinlemeyi oldum olası severim. Canlı yayına bağlanan insanların kendi fikirlerini beyan etmelerini heyecanla ve belki de biraz uykulu şekilde takip ederim.

Farklı yerlerden farklı statülerden farklı branşlardan birbirinden apayrı insanların fikirlerini merak ederim. Bugünde öyle oldu. Ekonomik konulardan konuşurken bağlanan bir vatandaş durumun aslında bizden kaynaklandığını, kendi değerlerimize sahip çıkmadığımız için başımıza gelenlerin aslında milletin kendisinin neden olduğunu ifade etti.

Sunucu kendisinin evinin veya arabasının olup olmadığını sordu. Hayır cevabını aldı. Ve sunucu için konu o an kapandı. Konunun kendisi çok önemli değil elbette. Önemli olan içindeki çıkarımlar.

Evet itiraf ediyorum. Bende o beyefendi gibi suçlunun kendimiz olduğunu düşünüyorum. Aramızdaki tek fark kendisi problemin milli değerler olduğunu düşünürken ben problemin bizim “eleştirdiğimiz insanlar” gibi olmamızdan kaynaklandığını düşünüyorum.

Konut destek programları açıklandığında ev fiyatlarının artmasının başka nasıl bir açıklaması olabilir ki?

Kendi insanına aldırış etmeden yalan söyleyen insanlar yine kendi insanlarımız. Araba fiyatlarına son zamanlarda baktınız mı?

Yanına yaklaşılır gibi değil. O bu fiyatı verdiyse benim ki şu kadar diye diye hep beraber uçuruma gidiyoruz.

Unuttuk değil mi? Biz nasılsak öyle yönetiliriz…

Demek ki sorunun büyük kısmı tam olarak bizde.

Kendimize çeki düzen vermeden olmayacak belli ki.

Diyeceksiniz ki demokrasi var. 50+1 kazanır. Kesinlikle.

O zaman sistemsel de düşünmemizin zamanı gelmiştir belki de. Azınlık haklı da olsa yol beşer yolu olunca maalesef haklılığı kendi içinde bile bir anlam ifade etmiyor.

Ama elbet düzelir.

Yeni inşalar her zaman “vakit” alır.

Eee bunca zamdan sonra “ucuz” olan sadece kendi zamanımız oldu…

Sağlıcakla kalın…