Yaklaşık 15yıldır dillerdedir Sakarya’da ihracat yapan kuruluşların Büyükşehir’e düşen payı.
Her seçim dönemi ve çeşitli etkinliklerde hep dillendirilen bir olgudur. En üst makamlara iletildiği ve konuşmanın sonucunda ise sözünün alındığı söylenir fakat icraata dökülmez tabii ki de.
Siyasal iktidarın her seçimde Türkiye ortalamasının üzerinde oy aldığı Sakarya’ya neden bu kadar uzak durur ve basit bir kararname ile halledilecek bir olay neden sürüncemede bırakılır.
Sakarya’da ihracat yapan firmalara ödenen vergi iadesi Büyükşehir payından düşülüyor. Merkezi bütçeden Büyükşehir’e ödenen pay bu sebepten dolayı düşük.
Bugün gelinen noktada ise verilen her sözün havada kaldığı gibi bu da havada kaldı.
Dolayısı ile şehrimize girdi düşük oluyor ve hizmet alma noktasında sıkıntı yaşıyoruz.
SATSO Başkanı (A. Akgün Altuğ) ihracatın arttığı müjdesini gururla veriyor ve biz de katkısı olan herkese teşekkür ediyoruz. SATSO ve ihracatçı firmalar görevlerini yerine getiriyor.
Şimdi sevinecek miyiz yoksa üzülecek miyiz? Baktığınızda yurt ekonomisine katkı sağlayan şehrimizdeki gelişim ile gururlanmamız gerekir. Lakin diğer taraftan ise belediyemizin gelirlerinin düşmesi bizleri üzüyor.
İhracatın artması aynı oranda vergi iadesinin artmasına yol açtığı için belediye payının düşmesi demek.
Merkezi bütçe payı düşük belediye, bir de bunun üzerine plansız programsız proje ve yatırımlar yapınca, ortaya heba edilmiş kısıtlı bütçe ve sorunları çözülmemiş bir şehir çıkarıyor.
Bu sorunun çözümüne dair verdiğiniz söze tekabül eder şehir içi raylı sistem taahhüdünüz de.
Her iki durumu da çözmenin yolu karalı bir iradeden geçer. Söz sarf etmektense çözüm için enerji tüketin, şehrin makus talihinin çözümü budur.
Aksi halde böyle gelmiş böyle geçer ki bunun da adresi ilk sandık olur.
Sonuç olarak siyasal iktidara ve Yurt ekonomisine ne kadar destek olursan ol senin şehrin hep arka plandadır ve sadece avutulursun.
“Ben artık şarkı dinlemek değil
Şarkı söylemek istiyorum”
(Nazım Hikmet)