Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat,
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine...
Bundan 73 sene önce üstat ne de güzel resmetmiş aşkı. Sakarya Nehri’nin kenarından
Geçen bir tren yolculuğu bile ne güzel duyguları hissettirmiş ve kaleme aktarmış.
Sakarya aşktır kıymetli okurlar. Din, dil, ırk ayrımı yapmadan isteyen herkese kucak açan, barındıran, su veren, ekmek veren güzel bir aşk. Peki biz bu aşka nasıl karşılık veriyoruz, nasıl ihanet ediyoruz, nasıl nankörlük yapıyoruz?
Her geçen gün artan asayiş olayları, kadına şiddet, istismar suçları, yaralama ve öldürme, trafikte kavga, narkotik suçlar, organize suçlar ve dana niceleri. Biz böyle değildik, büyüklerimizden de böyle görmedik sevgili dostlar.
Sokaklarda kültürümüze, örfümüze hatta insanlığımıza dair demi hiçbir şey kalmadı? Bu şehri aşkla yaşamak varken sahipsiz bırakmayalım sevgili dostlar.
Varsın tüm kamu kurumları görevlerini eksiksiz yapsın, ama önce birey olarak biz görevlerimizi yapalım. Hatta ilkokullarda öğrendiğimiz kurallarla en başından başlayalım, birbirimizi sevmeyi ve be birbirimize saygı duymayı, yerlere çöp atmamayı ve tükürmemeyi, birbirimizle selamlaşmayı gerekiyorsa en başından öğrenelim.
Yoksa bahanemiz hiç bitmeyecek. Özümüzü ve insanlığınızı kaybetmemiz ne siyasete olumlu yön verecek ne de cebimize beş lira koyacak.
Ama iyi insan olmamız bize, çocuklarımıza ve toplumumuza en azından ahlak ve güzel bir kültür katacaktır.
Unutmayalım sevgili dostlar, her insan bir dünyadır, bu yüzden önce kendi dünyamızı güzelleştirelim.
Sağlık, sıhhat ve huzurlu günleriniz olsun,
Hoşçakalın