Her sabah yeni bir haberle güne uyanıyoruz. Çocuk istismarı, kadın tecavüzleri… Her seferinde de bir öncekinden çok daha korkunç, vahşet içerikli ve üzücü şekilde duyuyoruz. Artık hayatlarımızın bir parçası haline gelmişçesine normalleşmeye başlıyor bu durum.
Eskiden özgürce oynadığımız sokaklarımız artık suç yuvası haline geldi. Bırakın oyun oynamayı yolda yürürken dahi endişe duymaya başladık. Neden bu hale geldik, neden hala bütün bu olanlar için bir yaptırım yok… Her duyduğumuzdan sonra yaşanan öfke nöbetleri ve sonra olmamışçasına normale dönen hayatlarımız.
Artık bu yaşananlar bir tesadüf veya istisna değil; tam olarak gerçek. Yaşamlarımızın içerisinde günlük işlerimiz için bile güvende hissedememek, her an her dakika ne olacak diye düşünerek adım atmak ne kadar zorsa toplumumuzun da korkuyla yaşaması bir o kadar zor.
Tecavüz ve istismardan bahsedecek olursak… Söylenecek o kadar çok şey var ki. Bir çocuğa el uzatılması, insanların böylesine canice hislerle hareket etmesini anlamak mümkün değil. Bir çocuğun hayatını, ruhunu mahvetmenin bedeli ne olabilir ki? Bu soruların cevabını bulmak bir yana, bunları düşünmek zorunda kalmak bile ağır.
Artık yeter, Neyi bekliyoruz!!! Evet ülkemizde yasalar var, peki nasıl uygulanıyor. Verilen cezaların caydırıcılığı ne? İnsanlar her işlediği suç üzerine nasıl olsa bir yolunu bulur kurtulurum düşüncesinde. Artık buna dur demenin, birlik olmanın vakti geldi. Sevdiklerimizi tehlikelerden korumanın tek yolu var, bugünden harekete geçmeliyiz. Susmamalı, gördüğümüze, duyduğumuza kulak kabartmalıyız. Bu konuda toplumca en büyük yanlışlarımızdan biri görmezden gelmek oldu.
O zaman harekete geçme vakti, döngüyü kırıyoruz!!! Müdahalesini biz yapmadan, doğru hamlelerle çevremizi korumak için karanlığı aydınlığa çeviriyoruz.
Sağlıcakla kalın,
Gamze Eğlengül Efe