Dün akşam haberlerde Afganlı aç çocukları haber yapmışlar. Anneler, babalar dertli ve çaresiz.

Bu hale kim getirdi bunları? Önce Rusya vurdu. İşgal için yıllarca gece gündüz ateş kustular. Arkasından kahrolası Amerika! Güya Rusya'dan kurtarıp özgürlük ve demokrasi getirecekti. Oysa haksızlığı önleyecek ancak titreyen bir vicdandır. Vicdansız ve insafsız bu devletler. Dünya üstünde habire at koşturuyorlar ve insanlık seyrediyor, düşünmüyor bile, yazık.

Albert Schweitzer şöyle diyor “Eğer ben düşünen varlık isem kendimden başkalarının hayatlarını da, kendi hayatıma gösterdiğim saygıya eşit bir saygı göstermeliyim. Çünkü onlarında benliklerini, tıpkı benim gibi, doldurmak ve geliştirmek için çırpındıklarını takdir etmem gerekir."

Acaba bu iki süper güç, kendi hayatlarına verdiği değeri, bu ülke insanlarına da gösteriyorlar mı?

Haksızlıkları önleyecek bir süper güce ihtiyacımız var, deve kuşu gibi kafamızı kuma gömme zamanı değil.

Pitbul köpeği besleyerek veya iki kediye bir liralık yem vererek bu vicdan doymaz. İç huzursuzluk ve mutsuzluk içinde çırpınır durursunuz ve huzuru ve mutluluğu, içki ve uyuşturucuda arar durursunuz. Mutluluk orada, aç çocukları doyurup yarı aç gezmekte.

Kalın sağlıcakla.