Her Mayıs olduğu gibi yine bir mayıs ayı sendromu başladı. Bu süreçte herkes en çok Sakaryasporlu olur. En doğruyu bilir, en çok seveni bilir. Herkes, hepimiz akıl veririz. Ama işin ucundan tutmaya kimse yanaşmaz.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından “Bu şehir hepimizin” projesi tanıtıldı. Sakarya, şehirde yaşayan, para kazanan, evine ekmek götüren herkesin yani bizim. Öyleyse Sakaryaspor da bizim. Zira konuşurken mangalda kül bırakmıyoruz. En çok biz biliyoruz, seviyoruz Sakaryaspor’u.

Sakaryaspor’u yönetecek isimlerin ortak akılla belirlenmesi, yöneticilerin her süreçte yalnız bırakılmaması için şahane bir zaman değil mi? Yazımın girişinde sancılı diye tanımladığım Mayıs ayını ‘birlikte güçlüyüz’ Mayıs aylarına dönüştüremez miyiz?

Benimkisi akıl vermek değil. Durum tespiti yapıp doğruyu doğru şekilde arama yöntemi olsun diye yazıyorum. Topyekûn başkan aramak yerine birlik olma formülünü hayata geçirelim bu sene…

Herkesin bir başkan adayı olmasın. Hepimiz sorumluluk almak için kolları sıvayalım.

Sakarya, nüfusa oranla en çok derneğin olduğu şehir. Hemşehri derneklerinden iş adamlarının kurduğu binlerce dernek var.

Esnafı temsilen eden odalar var. Kendilerini çok önemli olarak lanse etmiyor mu esnaf odaları… Çiftçiyi temsil eden birlikler ve yine odalar var.

Şehrin tamamını temsil eden bir yönetim oluşturmak hiçte zor değil. Her STK birer yönetici verecek Sakaryaspor’a. Büyükşehir, SATSO hatta büyük ölçekli ilçe belediyelerinden de yöneticiler bir araya gelip başkanlarını seçecek.

Buraya kadar anormal bir durum var mı? Bence yok. Şehrin her kesiminden isimlerin bulunduğu yönetimi Sakarya Büyükşehir Belediyesi de basın/yayın organları da destekleyecek. Taraftar böylesine geniş tabanlı bir yönetimi zaten yalnız bırakmaz. Bu oluşumu yapmak çok mu zor? Şehrin valisi, vekilleri, siyasi büyükleri, SATSO, SESOB veya diğer etkin STK’lar bir araya gelip bu formülü işletmeli.

Bu formülün oluşmasına katkı sunmayanların yarın söyleyecek sözü olmamalı.

Sakaryaspor meselesini sadece Büyükşehir Belediyesine dolayısıyla Yusuf Alemdar’a bırakıp uzaktan seviyorum mavalını okumak isteyenler olabilir. Her dönem vardı bu tipler. Uzaktan sevip, her konuda fikir beyan etmek isteyenlerin sesi ‘birlikte güçlüyüz’ formülüyle kesilir.

Yusuf Alemdar Büyükşehir Belediye Başkanı sıfatıyla işin içinde olmak zorunda. Ama bütün yükü O’na yükleyip kenara geçmek en basit tabiriyle insafsızlık olur.

Bu dönemde gündeme gelmek, hayırsever sıfatı almak çok kolay. Çıktı bir iş adamı bir milyon vereceğini açıkladı. Ama hastanesine Sakaryaspor’un bir futbolcusu eşini doğuma götürdüğünde doğum parasını peşin almadan sancı çeken kadını doğumhaneye almadı. Sakaryaspor’u böyle sevmeyi düşünenler varsa sevmesin. Kötüden örnek olmaz diyerek bu meseleyi kısa kesiyorum.

Bursa birlik olmayı başardı. Siyaset üstü bir bakış açısıyla borç batağındaki takım yükselişe geçti. Kocaelispor kenetlenmeyi başardı ve haftalar öncesinde şampiyonluğunu ilan etti. Başka örnekleri de var bunun.

Sakaryaspor için bu süreçte kenetlenemeyeceksek ne zaman kenetleneceğiz. Kuru kuruya Sakaryaspor’u seviyorum diyerek bir yere varamayız. Hepimiz üzerimize düşeni yapıp, şehrin markasını yüceltmek zorundayız. Aksini düşünen varsa mevzu Sakaryaspor olduğunda sussun.