Basın sektöründe çalışan emekçilerin ne kadar zorluklarla mesleğini yapmaya çalıştığını hepimiz biliyoruz. Bu zorluk yerel sektöre indiğimiz zaman daha fazla göze çarpıyor.
Yerel sektörde yaşanan birçok sıkıntı, birçok haksızlık var tabi ama en çok yaşanan sıkıntılardan olan sokak röportajlarından bahsedeceğim. Bu sıkıntıyı özellikle muhabir arkadaşlar yaşıyor. Hepsine buradan selam söylüyorum ve Allah yardımcıları olsun diyorum.
Öncelikle yerel basında ciddi şekilde ifade özgürlüğü sıkıntısı yaşanıyor. Özellikle eleştirel konularda sıkıntılar büyük. Tabi bu durum da haber yapma konusunda, haber kaynağı bulma konusunda sıkıntılar yaşatıyor.
Tam anlamında yereldeki sıkıntıları dile getiremiyoruz, ya da istenildiği gibi eleştirel haber yapılamıyor. Geçmiş yıllarda yapılan eleştirel haberler sonrasında yaşanılan sıkıntıları görmüştük. Maalesef bu durum yüzünden yerel basın istenilen çıtaya bir türlü gelemiyor.
Çoğu ilde yerel gazetelere baktığımız zaman ekonomik koşullar yüzünden ya kapatıldı ya da birleşme kararı alındı. Bu durum yerel gazeteler için ne kadar büyük sıkıntı yaşadığını göstermeye yetiyor. Burada vatandaşa da çok fazla iş düşüyor aslında. Yerel basında gazeteciliğin halka dönük içerik üretmesi ve nitelikli gazeteci yetiştirilmesi ve gazete çıkarılması için okurun desteği çok önemli. Okurun desteği yanında kurum ve kuruluşların desteği yani gazete alması çok önemli.
Bunun yanında yerel basında kadın gazeteci özellikle kadın muhabirlerin yaşadığı sıkıntılar da çok büyük. Sakarya’da basına baktığımız zaman çok fazla kadın muhabir olduğunu görmüyoruz. Hatta bir elin parmağını geçmeyecek sayıdadır. Bunun nedeni olarak kurumları suçlamak hatadır belki ama kadın muhabir konusunda istihdam yetersizliği var. Belki kadınların sahada çalışma konusunda isteksizliğinden kaynaklanıyor olabilir ama sahada daha fazla kadın muhabir olmasını istiyoruz. Bunun yanında ajanslara baktığımız zaman kadın gazeteci, muhabirin olmaması. Çoğunlukla erkek istihdamı var. Nedeni büyük ihtimalle pozitif ayrımcılık bence ama şunu unutmamak gerekir ki üniversitelerde hepimiz aynı eğitimi gördük.
En önemli sıkıntılardan bir tanesi de haber konusunda yaşanan sıkıntı ve halk röportajları. Halk röportajına çıktığımız zaman ya konuşacak insan bulamamız. Halk röportajına çıktığımız da insanlara bir soru yönelttiğimiz zaman konuşmuyorlar ya da ‘benim konuştuklarımı yazma’ diyorlar. Ya da ‘sen kimin adamısın’ gibi hakaretler duyuyoruz. İnsanlar artık ne kadar korkuyorsa ağzını açıp tek kelime etmiyorlar. ‘Benim çoluğum, çocuğum var. Konuşsak ne değişecek’ gibi şeyler söylüyorlar. İyi de siz konuşmazsanız biz nasıl haber yapacağız. Artık konuşsunlar diye yalvaracak hale geliyoruz. Lütfen artık konuşun. Lütfen.