Hepimiz biliyoruz ki Türkiye’de en zor mesleklerinden bir tanesi gazeteciliktir, yerel medyada çalışmak daha da zor. Yerel medya da muhabirlik yapmak daha da zor bir durum, yaptığımız her haberde acaba birine dokunur mu kaygısı, acaba bu haberi yaptım diye birileriyle başım sıkıntıya girer mi kaygısı var. Özgürce haber yapamamak yaşadığımız sıkıntıların sadece bir tanesi.

Bazen bir yangına, bazen bir basın açıklamasına, bazen çok sayıda kişinin yaptığı gösteriye katılıyoruz. Yazın kavurucu sıcağına, kışın dondurucu soğuğuna aldırmadan bir yandan da haberi diğer kurumlardan önce yakalama, bir yandan en güzel fotoğrafı çekme çabası içerisindeyiz. Rekabet yaşarken yaşadığımız en büyük sıkıntılara muhabir arkadaşlarımız şahit ve bunun yanında en büyük destekçimiz onlar.

Bazen bir halk röportajında ya da bir esnaf röportajında yaşadığımız hakaretler, ya da vatandaşın bize yapmış olduğu hakaretlerden bıktık. Biz toplumu bilgilendirmek ve vatandaşın sesini duyurmak için soğukta ya da sıcakta çalışıyoruz. Artık hakaret ya da aşağılama duymak istemiyoruz.

Bazen bir trafik kazası haberini ya da kavga haberini yaparken saldırıya uğrama korkusu yaşamak istemiyoruz. Biz sizlere haberleri doğru bir şekilde aktarmak için varız, sizim düşmanınız değiliz. Son zamanlarda basın mensuplarına yönelik şiddet ne yazık ki arttı. Bunun son bulmasını istiyoruz, çünkü bir gazeteciye yapılan şiddet aslında bütün gazetecilere yapılmış demektir.

Biz ilginç insan hikâyelerini bulmaya, halkın haber alma hakkını sağlayama çalışıyoruz. Ben dışarıda arkadaşlarımla eğlenirken birden bir habere çağrıla biliriz ya da arkadaşlarımızla ailemizle yaptığımız plana son dakika bir habere katılmaya biliriz. Bizler sizlerin doğru haber almanız için çalışıyoruz.

Muhabirlerin daha çok saygı gördüğü bir çalışma ortamına ulaşılması temenni ediyorum.