Televizyon kanallarını çok sık takip edemiyorum. Lakin daha sonrasında video izleme platformlarından belirli programları izlemeye, dinlemeye çalışıyorum. Sabırla sonuna kadar dinleyebildiğim insan sayısı oldukça sınırlı. Belki bu kaba ve yanlış bir davranış ama bir yerinde mantıksal hata duyduğumda katlanamıyorum.
Mantıksal derken birazcık açmak isterim. Mantık kelime anlamı olarak doğru ve yanlış arasındaki ayrımını yapan disiplin demektir. Kelime anlamı içerisinde dikkat edilecek olan bir diğer noktada tutarlılık anlamını barındırıyor olmasıdır.
Tutarlılık…
Tutarlılık özellikle iş dünyasında sıkça kullanılan bir ifadedir. Herhangi bir yapı, kurum hatta insan tutarsızlıktan hoşlanmaz. Tutarsızlık beklenmedik sonuçlar getirir. Beklenmedik sonuçlar sürprizler doğurur. Ayrıca para veren insanlar sürprizleri sevmezler…
Yukarıda bahsettiğim programlar da genel de sonuç üzerinden neden üretme ihtiyacı hissediliyor. Biz neden – sonuç ilişkilerini incelerken ya da bu konuda analiz yaparken nedenleri derinlemesine araştırırız. Sonuca çıkan, sebep veren faktörler ortaya konur. Ardından sonuç sorgulanır. İlliyet bağlarına bakılır. Paralellik aranır. Dış etkenler sorgulanır.
Ama gel gelelim bizler siyasette sonucu doğru kabul edip, sonsuz bir bağlılıkla ona uygun kılıflar pardon nedenler arıyoruz.
Kardeşim çaldı, çaldı da sor bakalım neden çaldı?
Bir poşetle yurt dışına maske dezenfektan götürüldü, ama sor bakalım neden yaptı?
Enflasyon %19 ama gıdaya %50 zam geldi. Ama sor bakalım neden böyle oldu?
Biz kötü durumda değiliz, Avrupa da aynı sıkıntıları yaşıyor. Ama biz daha çok hissediyoruz. Sor bakalım nedenmiş?
Neden ola ki tüm bu problemler, sıkıntılar, ah’lar…
Bizimle uğraşıldığı için…
Doğru bu sözü hiçbir zaman inkar etmedim. Tarih bunu defalarca kez bize gösterdi.
Ama hiçbir zamanda bu sözü kabullenmedim. Eğer biz bu sözü kabullenseydik ne Fatih Sultan Mehmet’ten ne Alparslan’dan ne Yavuz’dan bahsedebilirdik.
Yine uğraşılır uğraşılır da sen sağlam olduktan sonra ne önemi var.
Senin ayakların yere sağlam bastıktan sonra, sen ilme, bilme, liyakata önem verdikten sonra, sen sana sarkıtılan ipe sıkı sıkıya sarıldıktan sonra ne önemi var?
Maalesef sabaha kadar şeytana küfür etmenin bir sevabı yok…
Adım atmak lazım…
Hatırlamak lazım…
Unuttuklarımızı hatırlayacağımız nice günlere…