Alarm sesi ile açıyorum gözlerimi, kalkıyorum yataktan, camı açıp havayı kokluyorum, ciğerlerime kadar çekiyorum sabah oksijenimi. Ardından filtre kahvemi yapıyorum, hazırlanıyorum ve atıyorum kendimi sokaklara…
Trafik yoğunluğu moralimi bozmasın diye müzik açıyorum, güzel gün hayalim hemen tükenmesin diye. Yazlık kavşağına geldiğimde, akışına bırakıyorum arabayı artık, elbet biri yol verir, zaten müziği de açtım kornalardan rahatsız da olmam, yazlık caddesine varırım herhalde diyorum ve gülümsüyorum.
Şeker fabrikasının oraya gelmeden aracın kliması ve havalandırmasını kapatıyorum, şehrin göbeğinde bizleri mahkûm ettikleri o güzel koku aracın içine girmesin diye. Şeker camii kavşağına gelince mehter marşını açıyorum hemen, marşın heyecanı ile kavşak benimmiş fethetmişim gibi hissediyorum kendimi. Bu gazla kent park kavşağının da üstünden atlıyorum.
Atatürk lisesi kavşağına gelmeden minibüsçü kardeşlerim karşılıyor beni. Ben sol şeritteyken, sağa dönecek olan minibüsçü kardeşlerim hiç bırakmadan bastıkları havalı kornalar…
Sayın yetkili abilerim, ablalarım…. Siz bizden istediklerinizi alıyorsunuz da keşke biraz da siz hizmet vermeyi bilseniz. Daha doğrusu kalıcı, yıllar sonrası için planlı hizmetler üretseniz de en azından sabah neşemiz 1 saat kadar bari sürse. Bilemedim çok mu zor ama komşu illerimiz bunu başardı isteseydik bizde başaramaz mıydık?
Ben domatesimi, salatalığımı, kabağımı 20 yıldır katlı pazarda bulunan köylü pazarındaki teyzelerden alıyorum. Diyorlar ki bunlar bizim kendi bahçe ürünümüz, büyük seralardan gelmedi. Sonra duraksıyorum ve büyük seralar diyorum kendi kendime…
‘’Öncelik’’ kavramı geliyor aklıma, bu şehrin öncelikli ihtiyaçları nelerdir, niye yıllardır hep aynı sorunlar konuşuluyor ve memnuniyetsizlikler neden hep aynı konular diyorum.
Artık algılarımız da kabullenmiş şehrin ulaşım , yol, trafik, kavşak, çukurlu ve su dolu yolları (özellikle kuzey terminalin arkasını kullanan ilçe otobüsleri çok şikayetçi) sorunlarını çözümsüzlük süreci tüm yaşananları .
Neyse abiler,ablalar ve kardeşlerim … Zengin parası olunca parasını ikiye katlarmış, fakir ise parası olunca gider malum pahalı telefonu alırmış … Sağlıcakla kalın ve sabahları evden çıkmadan bol bol mutlu olun..
HOŞÇAKALIN