Ekonomik sorunlar, geçim sıkıntısı iyice vatandaşları bunaltmış durumda. Vatandaşlar geçim sıkıntısının üstesinden gelmek için ellerinden gelenin fazlasını yapıyor.

Geçim sıkıntısı yüzünden intihar edenlerin haberlerini bu sıralarda çok sık duyuyoruz. Çocuğuna yiyecek alamadığı için intihar eden babadan, kaymakamlık nünde kendini asan vatandaşlara kadar birçok kişi var.

Her gün üst üste gelen zamlar karşısında asgari ücretli, emeklinin geçim sıkıntısı arşa çıkmış durumda. Asgari ücretle geçinemeyen vatandaş borcunu kapatmak için bankalardan kredi çekiyorlar ve borcu borçla kapatıyorlar maalesef.

Yani ekonomi vatandaşı bankalara mahkûm ediyor. Banka borçlarını ödeyemeyen vatandaşlar da intihar ediyorlar. Hele gençler yaşamaya ürker hale geldiler.

Vatandaşın geçim sıkıntısı artarak devam ediyor ve geleceğe ait endişeler gün geçtikçe artarak devam ediyor.

Ekonomideki temel sorunlardan biri, Türkiye'nin dövize bağımlı olmasıdır. Ülkemizde yapılan hizmetler, çalışmalar, üretim ve hatta ihracat dahi dışarıdan alınan ürünlere dayanmaktadır.

Dövizin yükselmesiyle birlikte enflasyon da artmakta ve bu da açlık sınırı ve yoksulluk sınırının sürekli yükselmesine neden olmaktadır. Bu durum, ülkenin ithalata bağımlı hale gelmesine ve döviz kurlarındaki dalgalanmalara maruz kalmasına yol açmaktadır.

Ülkemizin karşı karşıya olduğu bu zorlu ekonomik tablo, hükümetin ve ana muhalefetin çözüm üretememesiyle daha da derinleşmektedir. Mevcut politikalar yetersiz kalmakta ve toplumun ekonomik sıkıntılarını çözme noktasında başarısız olmaktadır.

Ülkemizde ekonomik zorluklar ve ailelerin yaşam mücadelesi giderek artıyor. Seçim dönemlerinde insanların algılarıyla oynanarak, gerçek sorunlar yerine başka konularla meşgul edilmeleri maalesef yaygın bir durum haline geldi. Gerçek sorunların üstünün örtülmesi ve algı yönetimiyle insanların zamanları harcanıyor.