Fındığın bu sezonki fiyatı ağustos ayında açıklanmıştı. TMO’nun duyurduğu Giresun kalite 200 TL, Levant kalite 195 TL... Kağıt üzerinde fiyat var, ama sahaya inince gerçek bambaşka. Serbest piyasada 280-290 TL aralığında dolaşan rakamlar var ama o fiyatlara kaç üretici ürününü satabiliyor, o da ayrı dert.

Bu memlekette fındık üreticisi her yıl aynı filmi izlemekten yoruldu. Bahçede çalışırken sırtından teri akıyor, harmanda sabaha kadar bekliyor, işçi bulmak için günlerce uğraşıyor. Sonra bir bakıyor ki açıklanan fiyat, maliyetinin yanından bile geçmiyor. Gübre olmuş ateş pahası, mazot desen zaten üreticinin hanesine yazılmış görünmez bir borç. Ama gel gör ki verilen taban fiyat hala geriden geliyor.

Kimse kusura bakmasın ama Karadenizli artık sesini yükseltmekte haklıdır. Çünkü ortada büyük bir çelişki var
Türkiye’nin ihracat gururu olarak övünülen ürünün üreticisi, kendi toprağının bereketinden geçinemiyor.

Aracılar kazanıyor, büyük firmalar kazanıyor, ihracatçı kazanıyor…
Peki üretici?
O hala aynı yerde; borç içinde, belirsizlik içinde, sabır taşı çatlayacak noktada.

Bir de randıman meselesi var. Üreticinin alnının teriyle getirdiği ürün, randıman bahanesiyle kırpıla kırpıla fiyatı düşürülüyor. Kooperatiflerin açıkladığı daha yüksek rakamlar kulağa hoş geliyor ama her üreticinin bu imkanlara ulaşamadığını da bilelim. Bazı bölgelerde hala tek seçeneği tüccara bırakılmış üreticiler var.

Karadenizli yıllardır şunu söylüyor, duyan yok: “Ben üreteyim ama emeğimin karşılığını isteyeyim.”

Bu kadar basit.
Lüks değil, keyfi talep değil…
Hakkı olanı istiyor.

Yeni yılda fındık alım fiyatlarının 400 TL'yi geçeceği tahmin ediliyor. Hoş fiyat artsa da üreticinin elinde fındığı kalmadı.

Fındıkta bu sezon rekolte önceki yıla göre bir hayli düştü. Seneye daha da düşmesi bekleniyor.

Bakın, bölgede gençler tarımdan kaçıyor. Kimse 12 ay bahçe bakıp, hasatta işçi bulamayınca, sezon sonunda da 3–5 kuruşla eve dönmeyi kabul etmiyor. Fındık bahçeleri yaşlanıyor, üretici yaşlanıyor, maliyet artıyor ama sistem aynı tas aynı hamam.

Devlet, piyasa, kooperatif…
Kimse topu birbirine atmasın.
Bu ürün ülkenin stratejik tarım ürünüdür.
Bu üretici bu ülkenin baş tacıdır.

Şimdi yapılacak olan bellidir:
- Taban fiyat gerçek maliyetler üzerinden yeniden belirlenmeli.
- Üretici aracılara mahkum edilmemeli.
- Kooperatifler güçlendirilmeli, bölgeye yayılmalı.
- Depolama ve lisanslı depo sistemi genişletilmeli.


İş işten geçmeden, fındığın kaderi birkaç büyük alıcının insafına bırakılmadan harekete geçme zamanıdır.