Sezon başından bu yana transferde geç kalındığını, yapılan hamlelerin ise ihtiyaca cevap vermediğini konuşuyorduk. Ancak Bodrum FK maçıyla birlikte ibre bu kez saha kenarına döndü. Teknik direktör Hakan Kutlu, muhtemelen yönetimin göğüslemesi gereken eleştirileri, maça başladığı taktik ve tercih ettiği kadro ile bizzat üzerine çekti.
Sakaryaspor’un kadro yapısındaki eksikler sır değil. Bu takımın neyi yapıp neyi yapamayacağı haftalardır ortada. Buna rağmen eldeki oyuncu profiline uymayan bir oyun planıyla sahaya çıkmak, daha ilk yarıda maçın fişini çekmek anlamına geldi. Nitekim öyle oldu. İlk 45 dakika reaksiyon yoktu. Golü de kalemizde gördük. Tek bir pozisyona dahi girmeden, rakibe alan tanıyarak geçirilen bir devreyi izledik.
İkinci yarının ilk 15 dakikasında her ne kadar etkili başlasak da Melih Bostan'ın girdiği birkaç pozisyon dışında etkili bir atak geliştiremedik. Takım 65. dakikadan sonra adeta çöküşe geçti. Futbolcularımızda sahada yürümeye derman kalmadı gibi. Bir hevesle başladığımız ikinci yarıda bir puana razı olunacak noktaya gelinmişken, sahadan eli boş ayrıldık. Üstelik bunu, ligde genel olarak 6 maçtır, deplasmanda ise 7 maçtır kazanamayan ve bir belirsizlik döneminden geçen Bodrumspor’a karşı yaptık.
Hakan Kutlu'nun oynattığı 3'lü defans sistemi maalesef bu kadroyla olmuyor. Bu sistemde ısrar etmenin bir anlamı yok. Nitekim hoca da maçtan sonra sistemi değiştireceğini gerekirse yapılan transferle 4'lü sisteme döneceklerini söyledi.
Sakaryaspor, devre arasında şu ana kadar Haydar Karataş, Poyraz Efe Yıldırım, Melih Bostan, Kerem Şen ve Arif Kocaman'ı kadrosuna kattı. Böylesine zorlu bir ligde, küme düşme hattındayken bu transferler bu takımı kurtarmaz. Ara transfer döneminin kapanmasına 10 gün var. Belli ki transferler devam edecek. Ama transfer yapmak için transfer yapılmasın.
Çünkü Sakaryaspor, 20 takımlı ligde 4 takımın küme düşeceği bir sezonda, 22. hafta itibariyle 23 puanla 18. sırada. Artık telafi haftaları değil, gerçeklerle yüzleşme haftalarındayız. Yanlışta ısrarın, geç kalmış hamlelerin ve hatalı tercihlerinin bedelini bu camia daha fazla ödeyemez.
Bu takımın artık denemeye değil, doğruya ihtiyacı var. Aksi halde sonu görünen bir yolda, hala "merak etmeyin" demek kimseyi kurtarmaz.