Geçen hafta Afganistan’da erkek gibi giyinmek ve davranmak zorunda bırakılan kız çocuklarından yani Baça Poş geleneğinden bahsetmiştim. Bu hafta da Afganistan'da genç erkekleri cinsel tacize maruz bırakan eski bir gelenek olan BAÇABAZE’den bahsedeceğim.

Baçabaze’nin, kelime anlamı, 'oğlanla oynamak' demek. Kadınlarla erkeklerin aynı sosyal ortamlarda buluşmadığı Afganistan'da, çok eskiden beri uygulanan bir gelenek baçabaze. Geceleri geç saatlerde düzenlenen davetlerde, erkek çocuklar kadın giysisi giyerek davetteki erkekler için dans ediyor. Çoğuna yapma göğüsler, ayaklarına zilli halhallar takılıyor.

İşin rahatsız edici tarafı, bu davetlerin sona ermesinden sonra erkek çocukların otellere götürülmesi ve bazen birkaç erkekle birlikte cinsel ilişkiye girmek zorunda bırakılması, davetlerde oynatılan genç erkekler, genellikle yetimler ya da yoksul ailelerin çocukları. Erkek çocuklarına kadın giysileri giydirip oynatan erkeklerse, genellikle zengin ve güçlü konumlardaki insanlar.

Afganistan haramdır, günahtır diyerek binlerce yıldır kadını saklayan, konuşmasına hatta düşünmesine bile izin verilmiyor. Fakat yüzyıllardır süre İslam’ı kendi kılıfları ve pis niyetlerine göre şekillendiriyorlar. Hepimizin bildiği gibi İslam’da zina yasaktır ama anlaşılan Afgan erkekleri bir erkek çocuğuna tecavüz etmeyi günah saymıyor.

İstismara uğrayan bu çocuklar düzenlenen partilerde milleti eğlendiriyor, parti sonrası sahipleri tarafından açık arttırma ile başkalarına satılabiliyordu hatta birden çok para ödeyen bir çok kişiyle cinsel ilişkiye zorlanıyordu. Yıllardır süre gelen bu utanılası gelenek onlar için çok olağan karşılanıyordu. Hatta bu geleneğe katılan devlet büyükleri bile varmış. Aslında bu durum Afganistan hükümeti tarafından yasaklanmış durumda ama güvenlik güçleri çok zengin ve köklü aileler için içinde olunca bir şey yapmıyorlar. Kan donduran bu olay Afgan hükümeti tarafından önlenemiyor, üstü kapatılmaya çalışılıyor.

Peki, çocuklar durumun farkına varınca ne oluyor? Sübyancı mağdurları bu çocuklar olanları tam anlamıyla idrak edebilecek duruma geldiklerinde itiraz ediyorlar. Artık çekiciliğini yitirdikleri için çevrelerinde kimsenin evlenmediği, yaşlı, dul ve kimsesiz kadınlarla evlendiriliyorlar ve yerlerine başkaları alınıp yetiştiriliyor.

Bir çocuk düşünün ki yerini yurdunu bulamamış, küçücük yaşında büyük yükler almış; korkularla yaşamış, konuşamamış. Kaderine razı olmuş, kaderini değiştirmek için bir şeyler yapmak istediği zamansa hayatına son verilmiş.

Bunlar sadece Afganistan’da yaşanan olaylar değil maalesef ülkemize baktığımız zaman 2019 yılında ülkemizde Türkiye'de "cinsel dokunulmazlığa karşı suç" kapsamında 49 bin 57 dava açılmış bunlar sadece bilinenler birde ailelerin sakladığı namus diye ortaya çıkarmadıkları var. Ülkemizde 2012 yılından bu yana çocuğa cinsel istismar suçlarında yüzde 29 artış var. Bu çok büyük bir rakam, Yani biz her yıl koca koca insanlar tarafından küçücük çocukların hayatları mahvoluyor. Bu çocuklar 30 yaşına da gelse, 50 yaşına da gelse hep çocuk kalıyorlar çünkü tecavüze uğradıkları, istismara uğradıkları yaşta kalıyorlar. Hayat hiçbir zaman diğer insanlar gibi olmuyor onun gözünde pek fazla umutları, inançları kalmıyor. Bir suç işleniyor ama bu suç bir çocuğun hayatına mal oluyor.

Büyük usta Nazım Hikmet’in dediği gibi,

Koşuyor altı yaşında bir oğlan,

uçurtması geçiyor ağaçlardan,

siz de böyle koşmuştunuz bir zaman.

Çocuklara kıymayın efendiler.

ÇOCUKLARA KIYMAYIN. Bırakın tüm çocuklar çocukluğunu yaşasın, çekin pis ellerinizi çocukların üzerinden