Sapıklığın bu kadarını görmemiştik diyoruz ama defalarca gördük aslında, on binlerce defa gördük.

Türkiye’de yasal evlenme yaşı 18’dir. Bununla birlikte, çocuklar 17 yaşına bastıklarında ailelerinin veya yasal vasilerinin izniyle evlenebilmektedirler. 16 yaşındaki çocuklar ise ‘istisnai durumlarda ve hayati önem arz eden bir gerekçenin olması şartıyla’ mahkemeden alınan özel izinle evlenebilmektedirler.

Günümüzde evlilik yaşı giderek yükselse de Türkiye’de çocuk yaşta evlilikler hâlen bir sorundur. Bu durum; kız çocuklarına yönelik cinsiyet kalıpyargılarını pekiştiren ve onların eğitimlerine engel olan, sağlıklarını tehlikeye atan ve onları şiddet ve yoksulluk riskine maruz bırakan toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir yansımasıdır.

Ruhsal, sosyal ve fizyolojik gelişimini tamamlamış, kendi kararlarını verebiliyor ve haklarını savunabiliyor olması evlenmeden önce bireylerden erişmesi gereken olgunluk beklentileridir. Evlenmek için böyle bir yaş sınırının olması bireylerin hem fiziksel açıdan evlenmenin gerektirdiği durumları sağlaması hem de evlilik sorumluluğunu alacak olgunluğa sahip olabilmesi açısından gereklidir. Evlilik zamanlaması doğru yürütülemez ise sıkıntılar meydan gelmektedir. 18 yaşından önce yapılan evlilikler temel insan haklarına ihlal olarak tanımlanmaktadır. Bu evliliklere bir dizi tedbir alınmasına karşılık küresel olarak yaygın bir sorundur.

Erken evliliklerin gerçekleştiği yaşlar ergenlik dönemine denk gelmektedir. Ergenlik, bireyin kendisini tanımaya başladığı, fiziksel ve ruhsal yönden birçok değişimle karşı karşıya kaldığı, toplumda nasıl bir rol çizeceğine karar verdiği dönemdir. Çocuk yaşta yapılan evlilik, bu süreçlerin sağlıklı olarak tamamlanmasına olanak tanımadığından birey yaşamı boyunca fırsat eşitsizliğine maruz kalacaktır.