Kazandık diye yaşanılan coşkunun üzerinden çok zaman geçmedi, şölen havasında geçen eğlenceler ve zafer paylaşımları bugün yerini hüzne cevirdi. Güne ekonomik gelişmelerle başlıyoruz, dövizde yaşanan olumsuzluklar örtülü devalüasyonu beraberinde getirdi.
İğneden ipliğe yaşanacak zamlar hayatı daha da zor hale getirecektir. Akaryakıt zamları ile başlayan süreç temel gıda maddeleri ile devam etmekte.
Seçim döneminin konusu yapılamadı, milliyetçilik eksenine sıkıştırılan seçim asıl konusundan uzak kampanyasını yürüttü.
14 Mayıs’tan önce her ne yaşanıyor ise bugünde yaşanan o dur. Ekonomi özellikle 2018 yılından itibaren hızlı geriye doğru gitmekte idi. Bugün karşılaşılan manzara ise dünden biraz daha sert ve zor olmasıdır.
Dövizi sabitlemek için uygulanan ve iktisadi yaşamda karşılığı olmayan uygulamalar sayesinde bugünlere kadar geldik. “Faiz sebep enflasyon” sonuç diye sürdürülen ısrar bugünleri kaçınılmaz kıldı.
Maalesef hatadan çok geç dönüldü, tüm kaynakların tüketildiği ve borç miktarının dönüşüm oranının tartışıldığı bir evreye ulaştık.
İç borçlanma oranları, özellikle döviz cinsinden borçlanma oranlarının yüksekliği. Dış borçlanmada yaşanan sorunlar, genel kabul görmüş oranların çok üzerinde kaynak üretmek borcun daha da katlanmasını sağladı.
Tüketim ekonomisine özendirmenin acı sonuçlarını yaşıyoruz.
Hazıra alıştırılan bir toplam bilinci geliştirildi. Dolayısıyla bugünün habercisi niteliğinde idi dün yaşanmış olunanlar.
Bugün kurtarıcı adını verdiklerine dün neler söylediklerini de biliyoruz. Dün her türlü ağır ithamlarla suçladıklarından bugün kurtarıcılık beklenmekte.
Aynı yöntemi uygulayarak farklı sonuç almanız pek mümkün değildir.
Onun içindir ki yeni döneme ilişkin beklentim yok maalesef.
Üzülerek belirtmek isterim ki daha zor günler bekliyor bizleri. Umut taşımak isterim ancak geçmiş uygulamalar göz önüne gelince hakikat ile yüzleşmiş oluyorum. Yazık oluyor özellikle gelecek umudu taşıyan gençlerimize, çok üzülüyorum.
Kutuplaştırıcı ve ayrıştırımcı söylemlerin bırakılıp toplumun tüm kesimleri kucaklanmadığı, ortak aklın hakim kılınmadığı sürece dibe vurma ivmemiz artarak devam eder.
Zor günlerin ayak izleri ile her yeni güne başlıyoruz.
Seçim gecesi yaşanan sevinç ve zafer kazandık naralarının yerini geçim sıkıntısı çok erken almış oldu. Hele ki zafer turu atılan araçların yakıt zamları düşünülünce nereye vardığımız anlamak mümkün olacaktır sanırım.
Üst üste iki defa akaryakıta yapılan zam nihai tüketim ürünlerine en direk sirayet edecektir.