Sizlere Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür etkinlikleri kapsamında yayınlanacak bir filmden bahsetmek istiyorum. Öncelikle bu filmi gösterime koyacakları için Sakarya Büyükşehir Belediyesini tebrik ederim. Neyse biz filmimize geçelim filmin ismi Beyaz Bant.

Film; 2009 yılında Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ile ödülünü aldı. Birinci Dünya Savaşı arifesinde Protestan Kuzey Almanya'da bir köyde geçen hikaye, köyde gelişen tuhaf ve ürkütücü kazalardan yola çıkıyor. Eğitim, din, gelenek, masumiyet gibi kavramları köyün soysal dengeleri üzerinden yansıtan ve tartışan film, köy öğretmeninin geriye dönerek anlattığı bir hikaye olarak işleniyor. Filmde ideolojinin ve şiddet yanlısı tutumun çıkış noktasını, aile yapısına ve çocukların yetiştiriliş biçimine odaklanıyor. Yozlaşmış ülküler, dini baskı, duygu yoksunluğu gibi ayrıntıların yanında filmin belirli bir karakteri odağına almıyor oluşu ise aile ve toplum yapısı içerisindeki problemlerin net bir şekilde görülmesini sağlıyor film.

Fiziksel şiddeti, tacizi ve haksızlığı izlediğimiz filmde iyinin ve kötünün göreceliğini fark ederiz. Sadece ebeveyn ve çocuklar arasındaki empati ve duygu yoksunluğuna değil, yetişkinler arasında da duyarsız diyaloglara tanık oluruz. Kısacası filmden çıkacağımız ve bittikten sona kendimize soracağımız çok şey var.

İnsandaki kötülüğü var eden nedir? Yoksa Tanrı mı? Tanrı insanı kötülükten arındırmaya mı çalışır, yoksa kötülüğü, şerri ve şiddeti onu korumak adına Tanrı mı insanın içine eker? Din özgürleştirir mi, tutsak mı kılar? Din iyi insanı mı inşa eder, yoksa ‘bir bebekten bir katil mi yaratır’? İnsan doğuştan suçlu mudur, suçlanır mı? İçimizdeki suçluluk duygusunun kaynağı nedir/ kimdir ve nasıl ekilir içimize; suçlu olduğumuz için mi masum olduğumuz için mi? İnsan kötülüğünün şahikası olan faşizm, bireylerce nasıl olup da böylesi kolaylıkla benimsenebilir? Gibi soruları kendimize sorabiliriz.

Ben filmi kaçırmamanızı tavsiye ederim. Şimdiden herkese iyi seyirler dilerim.