Cumhuriyetimizin ilk yüzyılını geride bıraktık.
Ülke genelinde coşkuyla kutladık. Marşlar söyledik hep bir ağızdan. Türküler söyleyip zeybek oynadık. Horonda halayda kol kolaydık. Aynı dualara amin dedik. Velhasıl Cumhuriyet şemsiyesi altındaydık hepimiz.
Ülke olarak ilk yüzyılımızda bir sürü badireler atlattık.
Ekonomik baskılar, darbeler, darbe girişimleri enerjimizi tüketse de yılmadık. Her olumsuzlukla mücadele ettik.
Dimdik ayaktayız.
Kutlayacağımız daha nice yüzyıllarımız olacak.
Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk günlerinde temennilerimi, beklentilerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
*Zenginin, güçlünün değil haklının adaletinin savunulduğu günleri yaşayalım.
*Tabelasında Ramada yazdığı için mi yoksa iktidarın etkin isimlerinin gölgesinde yürüdükleri için mi bilemediğim ama uygulanmayan yıkım kararlarının konuşulduğu günler geride kalsın istiyorum.
*Belediyenin park alanını tel çitle çeviren Cabir Deluxe gibi kurumların, nasılsa zengine bir şey olmaz denmeyeceği günleri yaşayalım istiyorum. Usulsüz çevirme yapan otel müdürünün aynı ilçede belediye başkan aday adayı olmasının ayıplanacağı dönemin başlamasını istiyorum.
*Milletvekilinin kum ocağı hayaliyle başkalarının adına arsa satın alıp, utanmadan ortalıkta dolaşmasını istemiyorum.
*Hatırlı kişilerin yakını yerine bu işi hakkıyla yapar denilenlere görev verilmesini,
*Köşeyi nasıl dönerim yerine nasıl daha üretken olurum felsefesinin hakim olacağı yüzyılımız olsun.
Hepimiz iyiyi, güzeli istiyoruz.
Hepimizin kendimiz için istediklerini başkaları içinde isteyeceği yüzyılımız olsun.
*Siyasi partiler ve seçim kanunu da kapsayan reform değişikliğinin hızlıca hayata geçirilmesini unutmamam lazım. Güzel ülkemde en önemli reformlardan olacak bu düzenleme.
Daha ilk yüz yılımızı geride bıraktık.
Refah içerisinde, barışın hakim olduğu bir dünyada yaşamak istiyorum.
Adaletin mülkün temeli olduğu yüz yılımız olsun.
Nice nice yüz yıllara…