Yazılarımı takip edenler hatırlayacaktır. Geçen hafta mail adresimi paylaşmış kaleme almamı istediğiniz konular olursa dilim döndüğünce anlatmaya çalışır varsa çözüm önerim onu da belirtirim demiştim…
3 tane mail aldım! Yorum yazan dostlarda olmuş sağ olsun...
Fena da değil aslında değil mi? Daha yazmaya başlayalı dün bir bugün iki.
En azından maillerden aldığım izlenim şu: Yazanlar kendilerine göre tepkili. Üretim maliyetlerindeki artış, enflasyon, pazardaki rekabetin kâr marjında yarattığı düşüş sinir katsayılarında da sanırım inceden bir artışa sebebiyet vermiş.
Gelen bir mail şu şekilde ki bugün bu konu ile ilgili görüşlerimi yazmaya çalışacağım.
“Yazıyorsun çiziyorsun da! Tamam yazdıklarında iyi hoş… (bu kısım biraz yüreğime su serpti) “Çalıştıracak kişi bulamıyoruz biz” Eleman sorunu var bu şehirde. Ülke ekonomisinin gelişmesi için üretimden başka şansımız yok demişsiniz. Çalışan olmadan nasıl üreteceğiz anlatında bizde bilelim… Endüstri 4.0 /5.0 diyorlar biz bu koşullarda buna nasıl uyum sağlayalım?
Yazan arkadaşımız haklı. Dertli sonuçta. Bu dertleri bende iş dünyasından biri olarak anlayabiliyorum.
Bu konu aslında gerçekten memleket meselesi. Yapılacak bir çalışma ya da proje ile çözebileceğimiz sorunlar değil. İyi bir stratejik plan ile ele alınması gereken, dünyadaki iyi örneklerin ve yasal düzenlemelerin iyi analiz edilmesi neticesinde yapısal değişiklik gerektiren bir konudan bahsediyoruz.
Konuyu sadece Millî Eğitim Bakanlığı hususunda ele almak da yanlış olacaktır. Bunun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kısmı hatta YÖK kısmı da yadsınamaz. “Ücret politikası” yaşanan eleman bulma sürecinin baş aktörlerinden biri aslında. Bir önceki yazımda da yazmıştım. TÜİK Rakamlarına göre 2022 -2025 yılı arasında asgari ücretteki artış %420. Enflasyon artışı % 310. Bununla birlikte çıkarılacak kanun ve yönetmeliklerle revize edilmesi gereken bir süreç var önümüzde.
Fakat tabi ki bizler üreteceğimiz pilot projelerle karar verici erklerin işini kolaylaştıracak çalışmalar yapmalıyız hatta belirli görevlerde olan insanlar olarak yapmakta zorundayız.
Ben özel sektörün taleplerini dikkate alacak şekilde kendisini revize edebilen İhtisaslaşmış bir Meslek Lisesi modelinin en azından belirli bir süre sonra çalışanlar konusunda arz – talep dengesini daha doğru şekilde karşılayacağını düşünüyorum.
Sakarya Ticaret ve Sanayi Odamızda Mesleki Eğitim Komisyonumuz var. Değişik kurum ve kuruluşlardan çalışkan ve üretmeyi seven bir komisyon olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Her birine de yapmış olduğu katkılar nedeniyle minnettarım. Benim de naçizane o komisyonda bir görevim var.
Mesleki Eğitim ile ilgili yaptığımız çalışmaları Oda Yönetim Kuruluna iletiyor ve ortak çalışmalar yapıyoruz.
Bu köşeden özellikle altını da çizeyim. Yeteri kadar tanıtımının ve süreç takibinin yapıldığını düşünmesem de aslında komisyon olarak ülkeye örnek olan güzel bir çalışmaya Yönetim Kurulumuz ile birlikte imza attığımızı rahatlıkla söyleyebilirim.
Lafı da fazla uzatmadan sizin çayınız ya da kahvenizde hazırsa onu bitirene kadar okuyabileceğiniz şekilde projeyi konuşalım.
- Bir projede başarıya ulaşabilmeniz için doğru veriye ihtiyacınız var. Ölçme ve değerlendirme yapmazsanız projeniz laf kalabalığı ve kâğıt fazlalığıdır.
- Sakarya Ticaret ve Sanayi Odasının ana çalışma alanı kendi üyeleri olduğu için İŞKUR’dan 1 yıl boyunca Oda üyelerimizden İŞKUR’a gelen çalışan taleplerine ulaştık. Bu vesileyle yaklaşık 11.000 üyemizin hangi elemana ihtiyacı var bunu analiz etme şansını yakaladık.
- İhtisas bir Meslek Lisesi Modeli düşündüğümüz için gelen bu talepler üzerinde kümülatif bir dağılım yaptık. Yoğunluğun Kaynakçılık / CNC Operatörü/ Elektrik ve Elektrik aksamları ve montaj elemanı olmak üzere 4 bölümde olduğunu belirledik.
- En fazla talep “Kaynakçılık” alanında olduğu içinde ilk ihtisas lise çalışmamızı bu bölümde yapalım istedik.
- Bu proje ile birlikte şehrimizde bulunan 44 tane meslek Lisesinin her birinin ihtisas ve mükemmeliyet merkezi olma sürecinde mikrodan-makroya doğru ilerleyeceğiz. Projeyi teknik ve rehberlik olarak iki kısma ayırdık.
- Bu süreçte SATSO-Milli Eğitim Bakanlığı- Sakarya Üniversitesi-Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ve TOBB’un yaptığı çalışmalar ile ilerlendi. Milli Eğitim Müdürlüğümüz ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitemiz ile protokoller imzalandı.
- Projenin ana noktalarından bir tanesi ihtisas lisemiz ile SATSO’daki iş dünyasının temsilcileri olan komitelerimizin eşleştirilmesi. İlgili komitelerimiz ile birlikte staj ve iş garantili bir sistem uygulayacağız. İşletmelerimizi eğitim merkezi haline getireceğiz. İşletme kendi tesisinde staj yaparak teknik eğitimi alan, işletmeyi tanıyan öğrenciyi istihdam etme şansını yakalayacak.
- Erasmus haricinde TOBB’un Washington – Moskova – Brüksel ofislerinin de desteği ile başarılı öğrencilerimizin buralardaki uluslararası firmaları tanımasını hatta orada teknik eğitim almasını sağlayacağız.
- İlk ihtisas okul 1. OSB’de olduğu için şimdiden öğrencilerin staj ve istihdam süreçleri tamamlanıyor. Yine bu okulda okuyan başarılı öğrencilere burs imkanı tanınacak.
- Projenin hem sosyolojik hem de psikolojik kısmının önemli bir ayağı da sadece öğrencilere değil velilere de bu kurgulanan sistemin iş hayatında öğrencilere sağlayacağı avantajların anlatılması.
- Belki de bana göre projenin en can alıcı konularının başında SUBÜ Rektörümüz Sn. Mehmet Sarıbıyık hocamızın sağladığı destek sayesinde Sakarya’da ihtisas meslek liselerinden mezun olan öğrenciler meslek yüksekokullarını tercih etmeleri halinde yarım dönemlik eğitim avantajı elde edecekler.
- SUBÜ’nün +1 Eğitim Modeli ve Önceden Kazanılmış Yeterliliklerin Tanınması yönergesi çerçevesinde Meslek Liselerinde kazanılan bilgi ve beceriler üniversite düzeyinde sürdürülebilir bir mesleki gelişim hattına dönüşecek. Kısacası 4 dönemde bitirilecek bölüm 3 dönemde bitebilecek. Dolayısıyla bu proje şehrin sosyolojik yapısı açısından da son derece önemli.
Yazımın başında da belirttiğim üzere gönderdiği mail ile derdini paylaşan dostumuza çok teşekkür ediyorum. Bende söz verdiğim gibi onun derdini bu köşeye taşımaya kendi görüşlerimi ve içinde bulunduğum bir çalışmayı anlatmaya çalıştım. Tabi ki yapabileceklerimiz sınırlı. Ama kapımız bu şehrin yeşil ile siyahına tutkun biri olarak herkese açık.
Tekrar bir önceki yazıma yorum yazan ve mail gönderen tüm okurlara teşekkür ediyorum. Bir sonraki yazımızda tekrar buluşmak dileğiyle…
Mail: [email protected]