Son iki yazımda uluslararası ticaret yolları ve enerji hatlarında Türkiye’nin geleceğinin parlak olduğunu ve bu süreçte Sakarya’nın ülkenin yükselen yıldızı olabileceğini anlatmaya çalıştım.
Sadece ülke ekonomisi için değil Sakarya’nın ekonomik ve sosyolojik yapısının gelişmesi içinde ilimizin karar alıcılarının uluslararası gelişmeleri doğru okumaları gerektiğini ve yatırımlarını da bu minvalde yapmalarının önemini ısrarla belirtmiştim.
Bu kısa hatırlatmadan sonra bugün hep birlikte uluslararası süreçlerden ulusala küçük bir yolculuk yapalım.
KOBİ’lerle ilgili dertleşmeye ne dersiniz?
İlk önce KOBİ’lerin acil çözülmesi gereken sorunlarına değinelim sonrasında da KOBİ’lerimizi yakın gelecekte neler bekliyor? Onlardan da bahsedelim.
Hadi başlayalım…!
KOBİ'lerin şüphesiz istihdamdan pazar çeşitliliğine kadar birçok sorunu var.

Fakat bugün ki köşemizde en çok yoğunlaşmamız gereken konu sanırım finansa erişim yolunda yaşanan sıkıntılar. İşletme sahibi krediye erişimde zorlanıyor. Kredi büyümesine getirilen kısıtlamalar ve bankacılık sektöründeki yüksek faiz oranları, piyasada ödemeleri aksattığı gibi alışverişi de azaltıyor. Emin olun KOBİ’lerin yaşadığı bu sorunlar ülkemizin dolayısıyla Sakarya’mızın ekonomik büyümesini de yavaşlatıyor.
Merkez Bankasının politika faizini düşürmesi ile birlikte bankalar mevduata verdiği faizi de aynı hızda düşürürken nedense konu kredi faizine geldiğinde bu hızlı düşüşü göremiyoruz.
KOBİ’lerin finansa erişimini kolaylaştıracak adımlar atmamız şart! Türk ekonomisinin bel kemiği olan bu işletmelere yönelik pozitif bir ayrımcılık sağlamamız gerekiyor. KOBİ’leri aylık kredi büyüme sınırı dışında tutmalıyız. KOBİ kredi hacmini reel olarak büyütecek bir mekanizmanın oluşturulması gerekiyor.
KOBİ dediğimiz işletmeler, istihdamın dörtte üçünü, toplam özel sektör satış hacminin yarısını ve ihracatın yüzde 40’ını oluşturuyor.
Dolayısıyla burada atılacak her olumlu adım, zincirleme biçimde tüm ekonomiye nefes aldıracağı gibi Türkiye’nin dolayısıyla şehrimizin kalkınmasını pozitif yönde etkileyecektir.
Takdir edeceğiniz gibi ekonomik büyümeye sadece rakam olarak bakamayız bunun son dönemde ülkemizde yaşanan sosyolojik dejenerasyonla mücadeleye de olumlu etki edeceğini muhakkak hesap etmeliyiz.
Hiç kuşkusuz zaman, tüm alışkanlıklarımızı değiştirdiği gibi ticari alışkanlıklarımızı da değiştiriyor. Teknolojinin gelişimi ile ticari yaşantımızda kabuk değiştiriyor. KOBİ’lerimizin de kendilerini yenilemeleri bu vahşi rekabet ortamında kaçınılmaz.
Önümüzdeki birkaç yıl içinde finansa erişim sorununu çözseniz bile ayakta kalabilmemiz için
Dijitalleşmeye
Yeşil Enerjiye
Niş ürünlerin üretimine
Sürdürülebilir Üretim Modellerine
Uluslararası Pazar Çeşitliliğine bugünden çok daha fazla ihtiyacımız olacak.
Var olma savaşı verdiğinizin farkındayım fakat tırnaklarımızla bir yerlere getirdiğimiz firmalarımız için geleceğe de hazırlıklı olmamız gerekiyor.
Bakın neden kendimizi yenilememiz gerektiği ile ilgili olarak da küçük bir örnek vermek isterim sizlere:
Türkiye’de E-Ticaretin genel ticarete oranı %19’a ulaşmış durumda. Ülkemizde 600 bini aşkın işletme ve KOBİ, E-Ticaret yoluyla satış yapıyor ve bu yolla yapılan ticaret hacmi 4.5 trilyon TL
Geleceğe hazırlanırken maalesef her yenilikte bir maliyetle karşılaşacağız. Bu süreçte tabiri caizse sinekten yağ çıkartmamız gerekecek. Maliyetlerinizi azaltmak için sizler den ricam lütfen KOSGEB-Ticaret Bakanlığı İhracat Destekleri-TÜBİTAK-Kalkınma Ajansları- AB Fonları- Dünya Bankası gibi kuruluşların hibe ve teşviklerini takip etmeniz. Bunları takip eden ve olumlu finansman kaynağı sağlayan KOBİ’lerimiz olduğunu biliyorum. Fakat sayımız son derece yetersiz.
Hazır konu gündeme gelmişken değerli okurlarımın diğer köşe yazarlarımızı takip eden dostlarımızdan bir farkı olsun.
Yakın zamanda açıklanan bir AB Fonu olan “ KOBİ’ler için Yeşil Dönüşüm Fırsatı: GreenMantis Kademeli Finansman Çağrısı açıldı. Yeşil Dönüşüm Teknolojilerini kapsayan bu destek programıyla KOBİ başına 60.000 EURO’ya kadar destek sağlayabilirsiniz. Enerji verimliliği alanında teknolojik çalışma yapıyorsanız ürünlerinizi AB Pazarına da taşıyabileceğiniz bu destek tam da size göre. Unutmadan son başvuru tarihi de 20 Mayıs 2026.
Araştırdığımızda ya da profesyonel bir destek aldığımızda emin olun yaramıza en azından melhem olabilecek şeyler karşımıza çıkacaktır.
Bir sonraki yazımızda tekrar buluşmak dileğiyle