Sağlık Bakanlığı şehirleri vaka sayılarına göre renk gruplarına ayırdı.

Mavi, sarı, turuncu ve bizim şehrin çok sevdiği kırmızı…

Günlerdi mavi olalım diye sosyal medyadan çalışma yapılıyor…

Mavilim, mavişelim türküsü çağrılmadığı kalıyor.

Hafta sonu yapılanlara baktığımda bir kere daha şükrettim.

Allah’tan bordo kategori yok.

Sakarya bordo olabilmek için elinden geleni yapıyor.

Ya yapılan çalışmalar, denetimler yanlış anlaşıldı. Ya da bu işte bir terslik var.

Biz rengimiz açılsın hatta maviye dönsün istiyoruz.

Israrla kırmızı da kalalım. Hatta “kıpkırmızı olalım” “yetmez bordo kategorisi açtıralım” diye gayretkar olanlar var.

Sakarya kırmızı… Marmara’da kızardı.

Bir kez daha anlatmaya çalışayım.

Eğer vaka sayımız düşmez ise;

Evine ekmek götüremeyenlerin sayısı artacak. (Demem o ki kul hakkına giriliyor)

Çocuklarımız eğitimden uzaklaştı. Çarpık eğitimimiz iyice yamulacak.

Kız alıp veremeyeceğiz. Kına, nişan, düğün olmayacak.

İşletmeler açılmayacak. (Renginden dolayı işletmelerin açık olduğu illere gidilecek)

Kırmızı’da olduğumuz müddetçe olmayacakların listesini uzatmak mümkün.

Lütfen elimizi vicdanımıza koyarak bir karar verelim.

Bu şehirde gerçekten kurallara uyan, işi olmadığı müddetçe sokağa çıkmayan insanların hakkını yemeyin.

Vaka sayısının düşmesi için yapılması gerekenleri artık hepimiz biliyoruz. Hepimizin bilmesi gereken başka bir konu daha var. Kırmızı ısrarımız bize bir şey kazandırmayacak. Ve bilesiniz ki bordo diye bir kategori de yok. Yani sıkıntıda zirvedeyiz.. Daha fazla zorlamayın…

***

Kadınlar günü

Yapılan her işte samimiyet şart.

Adam karısını dövmüş, karakolluk olmuşlar. Bugün bakıyorum sosyal medyadan paylaşım yapmış. Paylaşım yapan elin kırılsın emi…

Samsun’da yaşanan olayın gölgesinde Dünya Kadınlar Günü kutlanıyor…

Gücü yetenin kendini ispat için attığı tekme, tokatın ülkede gündem olmadığı,

Asıp-kesmenin, vurup-öldürmenin konuşulmadığı güzel günlerde görüşmek üzere…

Tüm kadınların, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutlarım…