Küçük yavru köpeğin ayaklarının kesilmesi olayı gündemden düştü.

Bir caninin yavru köpeğe işkence algısıyla başlayan sürecin faturası kepçe operatörüne kesildi.

Sapanca bu vahşetle anılmaktan kurtarıldı...

Siyasiler hayvan haklarını korur oldu...

Güvenlik güçleri bir olayı kısa sürede çözmenin huzuruna erdi...

Yöneticiler işlerini yapmış oldu...

Oldu da oldu! anlayacağınız.

Ben ise merak içerisindeyim. Vicdanlar rahat mı?

Kepçe operatörü vahşice mi yavru köpeğin ayaklarını kesti? Yoksa gerçekten otların arasında yavruyu göremeyip, işini yaparken kazaya sebebiyet mi verdi?

Maksadım birilerini karalamak veya aklamaya çalışmak değil.

Ancaaakk...

Kafamda deli sorular...

Güzel ülkemde kaza ile bir hayvanın ölümüne sebebiyet vermekten başkaca tutuklu olan insan var mı?

Ölümlü trafik kazası yapıp, tutuksuz yargılanan birilerini hatırlıyorum ben.

Maksadım yavru köpeğin ölümünü sıradanlaştırmak değil. Fakat kepçe operatörünün tutuklanmasına sebep olan delili de merak etmiyor değilim.

Hangi kanıtlarla kepçe operatörü “‘vahşice’ yavru köpeğin ayaklarını kesti.” Sonucuna varıldı? Sorusu cevap bulmalı. Bence yavru köpeğin katledilişi kadar önemli bir konu...

Adalete olan inancı sarsmamak için olabildiğince hassas davranmaya çalışıyorum.

Amma velakin kafamda ki deli sorulara cevap bulamıyorum.

Hayvan haklarını savunmak, hayvanları sevmek onlarında canı olduğunu, onlarında hayvanca yaşama hakkı olduğunu bilen birisi olarak soruyorum; Kepçe operatörünü kim savunacak?

Siyaset kurumu, hayvan hakları savunucuları, hayvan severlerin vicdanları rahat mı? Gerçekten kepçe operatörünün böyle bir vahşete imza atıp atmadığını sorgulayacak kimse var mı?

Kişisel düşüncem kepçe operatörü kamuoyu baskısı sonucunda cezaevine gönderildi. Yavru köpeğin katledilişine tepki gösterirken bir insanın hayatı karartılmış olmasın...

Mevzuyu çok sulandırmadan meramımı anlatmışımdır sanırım.