Popüler kültür bir toplumun en önemli aynalarından birisidir. Toplumda dinlenen şarkılardan, izlenen dizilerden ve filmlerden, yazılan kitaplardan, popüler şarkıcılardan ve oyunculardan yola çıkarak toplumu okumak mümkündür. Bu tür bir okuma toplumda yükselen değerleri, egemen olan yargıları, toplumsal ilişkilerin dinamiklerini, toplumsal çatışma ve dönüşümleri net bir şekilde önümüze koyar.

1980 sonrası dönemde Dünya ekonomik sistemine dahil oluş süreci, Türkiye’de tüketim mallarının çeşitliliğini arttırmış ve yeni tüketim kalıpları toplumun daha geniş kesimlerine yayılma olanağı bulmuştur. Bu yeni tüketim kalıplarının oluşmasında kuşkusuz kitle iletişim araçlarının ortaya koyduğu söylemin de rolü etkili olmuştur.

Başta iletişim ve bilişim sektörleri olmak üzere teknolojinin bütün alanlarındaki değişimler ve dönüşümlerin sonuçlarından Türkiye de payına düşeni almıştır. Teknolojik gelişmeler toplum hayatına getirdiği bazı kolaylıkların yanı sıra aynı zamanda sosyokültürel yapıda bir takım çelişkilerin ve çatışma alanlarının ortaya çıkmasına da vesile olmuştur. Türkiye bir kitle toplumu görünümü kazanmaya başlamış ve dolayısıyla gündelik yaşama da kitle iletişim araçlarının yaydığı kültür olan popüler tüketim kültürü egemen olmaya başlamıştır. Özellikle kitle iletişim araçları, toplumda kültürel dönüşümlerin yaşanmasında ve popüler kültürün yaratılması ve yaygınlaşmasında önemli işlevlere sahiptir. Kitle iletişim araçları insanları eğitmek, bilgilendirmek işlevinin yanı sıra aynı zamanda, küresel sermayenin kapitalist pazar ilişkilerine dönük yapısını destekleyen yayınlar yaparak kitleleri yönlendirmek işlevine de sahiptirler.

Günümüzde artık kitle kültürü, kitle iletişim araçları ve bu araçların desteklediği küresel pazarın mal, hizmet ve ideolojisiyle birlikte düşünülür olmaya başlamıştır. Popüler kültürü de bu bağlamda değerlendirecek olursak, bu kültürün kitle üretimi yapan pazarın ekonomik ve siyasal zihniyetinin ifadesi olan kitle kültürünün somut şekillerinden birisi olarak karşımıza çıktığını görürüz.