Aylar sonra karantina uygulaması başladı…
Vaka sayısı 800’ü geçti…
Korona genç yaşlı dinlemiyor.
Ama biz hala kalabalık mekanlarda fink atıyoruz.
Toplu taşıma araçlarında, bir sonrakini beklememek için tehlikenin koltuğuna oturarak yada ayakta evimize, işimize gidiyoruz.
Hala eş-dost-akraba ziyaretleri yapıyoruz.
Korana ensemizde…
Biz hala ‘Bana bir şey olmaz’ dengesizliğindeyiz.
Evet denetim yapılmalı…
Ama denetimden daha önemlisi bireysel olarak bizlerde üzerimize düşeni yapmalıyız.
Beş dakika erken gidebilmek için kucak kucağa seyahatten kaçınmalıyız.
En azından bu dönemde eş-dost akraba ziyaretlerini askıya almalıyız.
Kalabalık, kapalı mekanlara gitmekten imtina etmeliyiz.
İşyeri açılışında bedava dönere tamah etmemeliyiz. Bedava döner kuyruğuna girmesek açlıktan ölmeyiz. Ama koronadan ölebilir belki de öldürebiliriz.
Kısaca özetlemem gerekirse, tehlikenin farkında değiliz.
Karantina uygulanan sokak, vaka artış hızı sizi tedirgin etmeye yetecek argümanlar değil mi?
Diyelim siz koronaya meydan okuyorsunuz, peki ya sevdiklerinize virüs bulaştırmaktan da mı endişe etmiyorsunuz?