Çiftçilerimiz ve üreticilerimiz, yüksek maliyetler ve yetersiz destekler nedeniyle zor durumda. Bu sorunların çözülmesi için acil eylemler gerekiyor, Tarım, gıda güvenliğimizin temelini oluşturuyor ve ekonomik istikrarımız için de hayati bir sektör.
Çiftçinin ürünleri tarlada kalıyor, para etmiyor, üretici kredi borcu altında eziliyor. Girdi maliyetleri yüksek oranda artmasına rağmen üretici, bu farkı ürüne yansıtamıyor. Mazot, gübre, ilaç vb. ürün bazlı destekler artırılmalı. İhracatın önü mutlaka açılmalı.
Uluslararası güçlerin dayatmasıyla çökertilen ve etkinlikleri yok edilen kooperatifler/ birlikler, piyasadan çekilince üretici yalnızlaşıyor ve emeği piyasa koşullarına yenik düşüyor. Böylece üretici, daha işin başında üretime başlarken yenik başlıyor. Bu arada, olağanüstü artan üretim maliyetleri ile baş edebilmesi de zorlaşıyor!
Türkiye Cumhuriyeti, ikinci yüzyılına yürürken, ikinci yüzyılın ihtiyaçlarına, olanaklarına ve koşullarına uygun olarak, tarımın, üretim ve üretici ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Bu da tarıma ve tarımsal ilişkilere yeni bir bakışı ve yaklaşımı zorunlu kılıyor. Bu bağlamda, tarım satış kooperatiflerinin ve birliklerinin yeniden ayağa kaldırılması, kısacası tarımsal kooperatifçiliğin yeni koşullara uygun olarak yeniden yapılandırılması, başat bir konudur. Böylesi zorlu ve zorunlu bir görev, önümüzdeki süreçte, muhalefet blokunun önünde boylu boyunca durmakta ve ivedi çözüm beklemektedir.
Kısacası eğer üretici desteklenmezse, bizim dışa bağımlılığımız artacak ve ülkede üretim yapan kimse kalmayacak. Tarım ülkesi olma unvanımız da yok olacak.