Sapanca Gölü, içme suyu havzası olmasının yanında turizm değeri, tarım ve ekosistem değeri son derece büyük.  

Son yağışlar sonrasında da kritik seviye olan 30 kodunun altında. Kış mevsiminden çıkıyor olmamıza rağmen kritik seviyelerde olması ürkütücü.  

Yaz mevsimi yaşanacak kuraklık düşünülürse büyük bir felaketin bizi beklediği ortada.  

Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümünden Mahnaz Gümrükcüoğlu Yiğit’in önemli tespit ve açıklamaları oldu.  

“Kesinlikle endişelenmeliyiz. Türkiye’de birçok gölü kaybettik. Sapanca Gölü ise içme suyu kaynağı olması nedeniyle çok daha kritik. En azından mevcut halini korumak zorundayız. Daha da iyileştirmek şu an için kolay görünmüyor çünkü kullanım ve planlamada ciddi bir değişiklik yok.”

Su seviyesindeki düşüklüğe dikkat çekerek alınması gerek önlemlere dair bilgiler paylaştı.  

Mevsime dayalı kuraklık ve buna bağlı seviye düşüklüğünün yanında, yer altı su kaynaklarının düzenlenmesi, kayıp kaçak oranının kontrol altına alınması, tasarrufa yönelik öneriler meselenin önemli adımı gibi duruyor.  

Yıllara varan ihmaller ve gelinen tehlikeli aşama ortada.  

Sapanca Gölü’nü besleyen derelerin hoyratça kullanımı, su fabrikalarının denetimsiz kullanımları bugünün belirleyeni oldu.  

Meselenin bu tarafını bir türlü aşamadık, kritik seviyelerle ya da tehlikeli manzaralarla karşılaştığımızda felaketin boyutunu anlamaya çalıştık.  

Anlamaya çalışmaktan kastım sorunun çözümü üzerinden değil, maalesef çözüm adına bugüne kadar gerekli olan adımları atamadık.  

Denetimsiz kullanım, yer altı kaynaklarının heba edilmesi dahil tüm olumsuzlukları yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz.  

Tüm ikazlara kulak tıkandı, bugünlerin geleceği o günlerden belliydi.  

Sapanca Gölü üzerinde birçok çalışma yürütüldü, benzeri hatırlatmalar yapıldı, felaketin geleceğine dairde tespitler yapıldı.  

Yapılmasına yapıldı da sorumluluk sahipleri üzerlerine düşeni bugüne kadar ne yazık ki yapmadılar, kaçınılmaz sonla karşılaşınca aymazlık ortaya çıktı.  

Bugünden sonra yapılması gereken belli, zamanı laf üreterek değil üretilen çözüm yollarını bir bir ortaya koyarak sorunun üzerine gitmeli. 

Su kullanım bilincini ve atık suyu dönüştürebilmeyi geliştirmek çok önemli.

Petkim ve Tüpraş’a bazı yaptırmlar ( atık su dönüştürülmesi ve deniz suyunun arıtılıp kullanılması) gerekliliği hasıl olmuştur.

Derdimiz Sapanca Gölü’nü korumaksa tabi… 

Hamaset üretelim, vakti böyle geçiştirelim deniyorsa dünden fark yok demek ve eyvah göl elimizde gidiyor diye feryat koparılmamalı.