Türkiye bu sabah büyük bir felaket haberi ile uyandı. Haber merkezleri, merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesiolan 7.4 (Bazı ölçümlere göre 7.7) büyüklüğündeki depremin Güneydoğu bölgesindeki 10 il ile birlikte, Suriye ve Irak’ta da önemli hasara sebep olduğu bilgisini verdiler.
Bu acı haber ile birlikte aklımıza hemen Sakarya’da da büyük acılara sebep olan 1999 Gölcük depremi geldi. Depremin sebep oluğu acıların fotoğraf ve vidolarını izledikçe içimiz bir kez daha yandı. Enkaz altından kurtulanlar için bir nebze olsun sevinirken; “Sesimi duyan var mı” seslenişi ile umutlanarak kurtulmayı bekleyenler için kaygı ve üzüntümüz katlanarak devam ediyor.
Hepimiz biliyoruz ki deprem bu coğrafyanın acı bir gerçeği. Bir gerçek daha var; yaşanan acılarda suçlu olan deprem değil, deprem gerçeğini görmezden gelen sorumlular.
Üretim kültürünü unutturma pahasına köylerden kentlere yığılan kitlelerin konut ihtiyacı için dikey binaların ne kadar güvenli (!) oldukları her depremde bir kez daha ortaya çıkmasına rağmen ders almamakta ısrarlıyız.
Depremin yaralarını sarmak için bu aziz millet seferber olacaktır. Maddi kayıplar bir şekilde karşılanır. Asıl önemli olan depremle beraber kaybedilen canlar ve geride kalanların yaşadıkları travmalar. Bunların telafisi pek de kolay değil.
Deprem üzerine söylenecek sözlerin hiçbiri depremzedelerin çığlığı ve umutla sarıldıkları “Sesimi duyan var mı” seslenişi kadar etkili olmaz. Bizler de bu seslenişleri duyalım ve unutmayalım.
Umarım tez zamanda enkaz altında kurtarılmayı bekleyenler kurtulur ve ülkemiz bu yarayı çabucak sarar.
Geçmiş olsun Türkiye….
HÜSEYİN ÖZDEN