Seçimlere çok az bir süre kaldı. E haliyle de siyasiler de seçim çalışmalarını hızlandırdı. Gerçi ülkede pek de seçim havası yok en azından vatandaşlarda seçim havası yok. Vatandaş akşam eve ne götürsem, faturaları, borçları nasıl ödesem diye düşünmekten seçime odaklanmıyor.

Evet, yerel seçimler çok önemli, sadece belediyecilik hizmetleri değil çağdaşlık, laiklik, insan gibi yaşam da oylanacak. Önemli olan hangi partinin, hangi belediyeyi alacağından çok daha önemli ama maalesef ülkemizde belediyeler partiler için rant kapısı, yolsuzluk olarak görüldüğü için yapılacak çalışmalar değil önemli olan ne kadar çok belediye alsam kardır. Yazık!

Faiz ve enflasyonun ateşi yüksek! Konunun uzmanları dinlenmiyor. Ekonomik kriz Türkiye’nin geleceğini tehlikeye atacak boyutta! Adil paylaşım yok! Astronomik zamlar yapılıyor; fakat paramızın alım gücü bitirilmiş. Liyakatsizlik diz boyu.

Türkiye maalesef artık yaşanmaz hale gelmiş durumda. Halk 31 Mart tarihinde bir seçim yapacak ama neyi seçecek, neyin düzelmesini umarak seçime gidecek. Değişime inanç kaldı mı? İnancın kalıp kalmadığını bilmem ama ben neyi değiştiririm demeden sandığa gidin ve oyunuzu kullanın.

Bugün 2030’a doğru giderken ve dünyanın kritik eşiğindeyken yerel seçimler sadece bir partiyi desteklemek değil, birlikte yaşayacağımız alanların bugünü ve yarınını tayin etmek demek. Bugün her bir aday adil bir kent kurgusunu bizlerle paylaşmalı; aksi takdirde yakın gelecekte oy isteyebilecekleri kentler kalmayacak! Sizin adil bir kent hayalinizde neler var?

Peki sizin istediğiniz adil kentler, adil ülkeler nasıl olmalı.