Kaçak yapılaşma ve göl…
Elimizdeki değerleri hoyratça harcıyoruz.
Tarım arazilerini, Sapanca Gölünü, yaylaları velhasıl Allah’ın bize bahşettiği güzellikleri heba edip gidiyoruz. Ve bunu yaparken acımasızca, hunharca yapıyoruz. Utanmadan, sıkılmadan yapıyoruz.
Fırsatını bulan canının istediği yere bungalov dikiyor.
Eline fırsat geçen gölün dibine konut yapıyor. Öteki taş ocağı, diğeri başka bir rezalete imza atıyor.
Kimisi yaptığı rezilliğe turizm kılıfıyla bahane üretip kendine hak görüyor. Ötekisi çok zengin patron olması sebebiyle kendine hak görüyor.
Sapanca’da kaçak yapı yapmak o kadar kolay bir hal almış ki; Adam kalkmış Gaziantep’ten gelmiş, gölün dibine kaçak ev yapmış. Yaparken müdahale edilmemiş. Elektriğini bağlatmış, su aboneliği verilmeyince kaçak bağlatmış. “Yahu arkadaş senin çok paran olabilir. Etrafında seni koruyup, kollayan siyasiler olabilir. Ama burası Sakarya, bu kadar pervasızlığa kimse göz yummaz” diyen çıkmamış.
Sanırım parası olanın b.ku kimseyi rahatsız etmiyor.
Son dönemde Sapanca’nın güzellikleri yok olsun diye el birliği yapmış bir güruh var.
SİT alanıymış, göl koruma havzasıymış kimsenin umurunda değil. Şehrin seçilmiş ama utanması olmayan siyasileri kaçak yapıları ziyaret edip, dokunulmasın diye mesai harcıyor.
Gölü koruyalım. Erken kalkanın kanun-kural tanımaz haline son verelim diyen yetkiliye rastlamadım. Bir süre önce SASKİ kaçak su kullanımıyla ilgili bir rüzgâr estirdi. Ekipler bölgeyi taradı, sular kesildi. Bildiğim kadarıyla sular hala kesik. Ama kaçak yapılarda yaşam hala devam ediyor.
Elektriği var. Bazı yapılarda doğalgaz bile var.
Kaçak yapıya elektrik ve doğalgaz nasıl bağlanır sorusuna cevabı olan varsa beri gelsin.
Kaçak yapılarda yaşam devam ettiği müddetçe yenilip içilecek. Ve sonrasında ….
Kanalizasyonu olmayan yapıların atıkları nereye gidiyor?
Kaçak yapılarla ilgili SASKİ ilgili ilçe belediyeye ve savcılığa yazı yazmış. Sonrasından kimsenin haberi yok!
Kaçak tesisler mühürlendi mi? Savcılık yıkım kararı çıkardı mı? Bu sorulara cevap bulamadım.
Allah’ın bize bahşettiği güzellikler yok ediliyor, kirletiliyor. Bu durum kimsenin umurunda değil.
Şehrin içme suyu kaynağı olan Sapanca Gölü’ne akan kanalizasyonu içip, rezalet görmezden geliniyor.
Bir süre sonra ne olacağını kestiremeyenlere yardımcı olayım.
Su fabrikaları derelere gözü dikmiş. Kimin ne kadar su çekme hakkı olduğu, kimin ne kadar su çektiği bilinmiyor. Bilinen tek gerçek fabrikalar harıl harıl su doldurup satıyor. Gölün etrafı kaçak veya ruhsatlı yapılarla doldurulmuş. Alt yapısı, kanalizasyonu olmayan bölgelerde yaşam devam ediyor. Bu rezalete dur denmezse bir süre sonra içecek (B.K) kanalizasyon bile bulamayacağız.
Sakarya Valiliği, Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Sapanca Belediyesi, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, SASKİ velhasıl şehri yöneten ve çevreyi korumakla görevli bütün kurumlar ‘BİR’ olmazsa yeşili de gölü de göremeyeceğiz.