Şehirde sessizlik hakim, siyaset adına kimsenin sesi çıkmıyor.
Geçtiğimiz günlerde Güven Hasbaş, kaleme almış ve CHP’nin sessizliğinden şikayetçi olmuş. Pekte haksız sayılmaz.
Esasen söylenecek, eleştirilecek, gündeme taşınacak o kadar konu varken niçin sessiz kalınır anlaşılır gibi değil.
Hasbaş tamda böylesi bir yaklaşımla CHP eleştirisi geliştirmiş.
CHP, kendi iç meselelerine gömülmüş, kim birinci sıra milletvekili olacak derdine düşmüş ya da seçilecek sıradan aday olma telaşı var…
Bu anlamda da kafasını kuma gömmüş, çevrede olup/bitenle meşgul değil.
Oysaki bu kafadan bir an evvel sıyrılmalı, şehirde yaşanılan olumsuzlukların üzerine kararlı bir şekilde gitmeli.
Gitmeli, birçok olumsuzluk yaşanmakta. Özellikle son günlerde göz önünde olan ya da kulaktan kulağa yayılan iddiaların takipçisi kim olacak.
Bunu CHP yapmayacaksa kim yapacak, muhalefet etme görevi hiç kuşku yok ki CHP’nin elinde. CHP bu görevi boşlayamaz, terk edemez.
Hele ki son yerel seçimlerin birinci partisi çıkmış, iktidarın en önemli adayı ve sahibi.
Onun içindir ki sorumluluğunu terk edemez, alanı boş bırakamaz. Hele ki bireysel çıkar gözetimini düşünerek, sessiz kalınamaz.
Öncelikli görev, şehre karşı sorumluluğu yerine getirmek.
Önce gereğini yapın, kim milletvekili olacak ona da sonra bakarsınız. Kişisel çıkar için bir parti feda edilemez, zamanda boşa harcanamaz.
Meserret Bahçe, Ada Hayat Projesi, Hafif Raylı Sistem, Bin Yataklı Hastane, Adapazarı-Karasu Demiryolu, benzeri birçok proje ya atıl ya başlanılmamış durumda ya da sözü edilen tarihlerde teslim edilemedi.
Görev CHP’ye düşüyor, gündeme taşıması, takipçisi olması sorumluluğu sırtlarında duruyor. Asli görevlerini yapmaları gerekirken, gereksiz mevzularla ne kendilerini ne de parti kamuoyunu meşgul etsinler.
Kişisel çıkardan çok daha önemli mevzular orta yerde duruyor.
Siz görevinizi gereği gibi yapın, vakti geldiğinde kimlerin milletvekili olacağı kararı sağlıklı işletilir. Bugünden bu hesapların peşinde koşmak beyhude çabadan başka bir şey değil.
Hasbaş, “Hal böyle olunca kıymetli dostlar, Sakarya’da iktidarı zorlayacak, belediyeleri daha çok hizmete sevk edecek bir durum oluşmuyor” diyerek yazısını sonlandırmış.
Dediğim gibi haksız sayılmaz, şehrin sorunlarının takipçisi CHP olmalı.
Asli görev ve sorumluluk böylesi yükler yüklemekte, vaz geçeceğiz ya da keyfiyete terk edilecek sorumluluk değil.
Vakti kaybetmeden, görevinizi yapmalısınız…
Yurttaşın beklentilerini boşa çıkartmamalısınız...