Bir yılı daha geride bırakmak üzereyiz.
Kayıp, koskoca bir yıl daha…
Öfkelenmeyeyim de ne yapayım.
Sorarım size;
Yıllardır konuşulan sorunlardan kaçı çözüldü?
İl dışı sevkler nedeniyle Eskişehir’den İstanbul’dan, Yalova’dan cenaze almaya devam ediyoruz.
Yıllardır Gar AVM’yi tartışmıyor muyuz?
Adliye Sarayını tartışıp durmadık mı?
Karasu-Adapazarı tren yolunu konuşmaktan dilimizde tüy bitti.
Şehir merkezinde dönüşümü…
Daha onlarca meseleyi sıralayıp konuşmaktan yorulduk.
Bir yılı daha kapatırken eksilerimizi gelecek yıla devrediyoruz.
Şimdilerde istense de yapılamayacak büyük ölçekli yatırımlar.
Malum ekonomi darmadağın.
İnsan öfkeleniyor.
Büyük ölçekli inşaat işlerini bir kenara bırakalım. Raylı sistemin metresi bilmem kaç para tartışmalarının ötesinde de yol alamıyoruz.
22 yaylamız var.
Bir Kadırga’mız yok.
Göl, deniz, dağ her şeyimiz var.
Ama buraları öne çıkaracak, yol gösterecek kimsemiz yok.
Allah’tan Sapanca Gölü ve doğası bizimkilere rağmen ilgi görüyor.
Karadeniz’e kıyısı olan son derece güzel bir bölgede imarlı arsaların olduğunu Milli Emlak Genel Müdürlüğü ihaleye çıkınca farkına varan yöneticilerimiz var. İhaleyi iptal ettirmek için imar planı değişti. Şimdiye kadar aklınız neredeydi? Sorusunu yöneltsek, alınganlık yaparlar.
Öfkeliyim dostlar.
Koskoca bir yılı daha bitiriyoruz.
Ve biz hala, yatak sorunu, sağlık çalışanı eksiği, adliye, kültür merkezi, kütüphane, kentsel dönüşümü konuşuyoruz.