15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden iki koca yıl geçti.

Milletin cesareti, iman ve inancı ile destanlaşan gecenin ardından ülkede yeni bir dönem başladı.

“Hocaefendi” durumundan olması gerekene, realite geçildi ve tanımlama Fethullahçı Terör Örgütü oldu. Yani FETÖ/PDY...

Devletin kılcal damarlarına sızan hainlerle mücadele başladı. Bir sürü operasyonlar yapıldı.

FETÖ’nün yaptığı operasyonlarla tutsak olanlara tahliye ve haklarının geri verilmesi gibi birçok olaya tanıklık ettik.

Vatanı, bayrağı, namusu ve şerefi için seve seve ölüme gitti 250 canımız. Şahadet şerbetini içenler ve binlerce gazimiz var 15 Temmuz’da...

15 Temmuz’u unutmayacağımızı, unutturmayacağımızı her fırsatta dile getirdik.

Milletin Destanı gelecek nesillere de aktarılsın diye resmi tatil ve anma günü ilan edildi 15 Temmuz. Bilen biliyor, bilmeyen ise öğrenecek. Bu ülkede haine, hainlerle iş tutanlara yer yok...

Karanlık geceyi aydınlatan milletin destanını uzun uzun yazmak gerekir belki ancak ben mücadelenin devamından yana olduğum için farklı bir konuya dikkat çekmek istiyorum...

Sakarya’da Şeker operasyonları yapıldı. Operasyonları yöneten savcının ne olduğu ortaya çıktı.

Adapazarı Şeker Fabrikası’nın nasıl üreticinin elinden uçup gittiği belli iken neden Adapazarı Şeker Fabrikası ile ilgili bir soruşturma açılamadı hala...

Adapazarı Şeker Fabrikası’na yapılan operasyon soruşturulmayacak mı?

Zira Şeker Operasyonu’nda gözaltına alınan, tutuklanan insanlar suçsuz bulundu.

Peki o operasyonlar sorgulanmayacak mı?

Şimdilerde yeni yeni gündeme geliyor.

Adapazarı Şeker Fabrikası’nın arsası satılacakmış. O arsanın yarısı ile fabrika kurtarılacakken izin vermeyenlerden hesap sorulmayacak mı?

Hatırladığım kadarıyla 15 Temmuz’un ardından çiftçi traktörleriyle sokağa döküldü. Fabrikalarını geri istedi. Dönemin APEK Başkanı Ahmet Aya savcılığa giderek suç duyurusunda bulundu. Fabrikaya kesilen haksız cezalardan bahsetti. Bunların hiçbirisinin kıymeti harbiyesi yok mu?

Şeker fabrikası Bank Asya’dan kredi kullanılarak alındı. İl dışından pancar getirildiği için cezalar kesildi. Sonrasında fabrika bedavadan biraz pahalıya satıldı ve borçlar üreticiye kaldı. Devletin ilgilileri köylünün alın terinin hesabını araştırmayacak mı?

Bizim gelecek nesillere 15 Temmuz’un nasıl karanlık bir geceden aydınlığa döndüğünü aktarmamız için devletin yetkili mercileri de üzerlerine düşeni yapmalı.

Adapazarı Şeker Fabrikası’nın üreticinin elinden uçup gitmesi, kesilen cezalar, fabrikanın borcunun kapatılması için arsa satışı gündemde iken yapılan operasyonlar araştırılmalı. Derinlemesine yapılacak araştırmanın ardından bu şehrin insanına bir açıklama yapılmalı.

Belki de 15 Temmuz’un hemen ardından savcılığa verilen şikayet dilekçeleri incelendi .

Belki de bir neticeye varılamadı.

Bilmek hakkımız diye düşünüyorum.

Ve ısrarla soruyorum. Şeker Operasyonları ve Adapazarı Şeker Fabrikası dosyası neden açılmıyor?