Öfkeliyim, aklım almıyor, anlamıyorum, anlayamıyorum.

Neden? Neden? Bir (binlerce) kadın canice katlediliyor, yaşam hakkı elinden alınıyor.

Ne büyük bir anlam taşıyor aslında “yaşam hakkı elinden alınıyor” ifadesi… Ama bu bile, yaşananları anlatmak için küçük bir tanım gibi geliyor. Çünkü artık öyle…

Bir anne… Ya bir anne düşünün; pamuklara sarıp sarmalayıp büyüttüğü, gözü gibi baktığı, sabahlara kadar dertleştiği, başında beklediği, ilk adımını, okula ilk girişini, ilk hayal kırıklığını birlikte yaşadığı canı, bir cani tarafından göz göre göre öldürülüyor.

Nasıl yaşar bu kadın? Nasıl nefes alır? Kime hesap sorar?

Peki, kadın! Eski eşi, eski sevgilisi ya da hâlâ birlikte olduğu biri – sırf hayatının bir döneminde olmuş diye – bir insan kendisini nasıl onun sahibi gibi görebilir? Bu cüreti, bu hakkı nereden alıyor?

Neden bir kişi çıkıp da “Kadına, çocuğa dokunan gün yüzü göremez” demiyor?

Bir kadın, gencecik yaşında “Ölümüm onun elindense ne yapayım?” çaresizliğini bu ülkede yaşarken, nasıl kimsenin vicdanı sızlamıyor?

Neden hâlâ bir kadın cinayetinde “Hak ettiği cezayı alacak mı?”yı tartışıyoruz?

Neden bu cinayetler bir türlü son bulmuyor?

Neden bir siyasi çıkıp da gerçekten etkili, doğru düzgün bir söz söylemiyor?

Biz nasıl hâlâ bunu tartışabiliyoruz?

Nasıl bunu hâlâ bir “mevzu” olarak konuşabiliyoruz, sormak istiyorum.

İlimizin vekili, aynı zamanda TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) Başkanı Sayın Çiğdem Erdoğan’a tüm bu soruları sormak istiyorum:

Kim bunun sorumlusu?

Çözümü ne?

Neden son bulmuyor?

Neden cezalar hâlâ caydırıcı değil?

Boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından öldürülen Saliha Akkaş’ın ardından yaptığı paylaşımı:

“Kadına yönelik şiddete sessiz kalmak, insanlığımızdan ve vicdanımızdan vazgeçmek demektir. Kadına yönelik şiddete karşı sıfır tolerans ilkesiyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, kadınların yaşam hakkı savunması için gerekli adımları atmaya devam edeceğiz.”

“Kadına yönelik şiddete karşı sıfır tolerans?”

“Gerekli adım?”

Neden biz bu adımları göremiyoruz?

Sosyal medyadan paylaşmak yerine çıkıp da yüreklere su serpecek bir açıklamayı neden yapmıyor?

Ya da TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nun görevlerinden biri olan şu maddeyi:

“Kadın hakları ile kadın-erkek eşitliğini sağlamaya yönelik olarak, diğer ülkelerdeki ve uluslararası kuruluşlardaki gelişmeleri takip etmek, gerektiğinde yurt dışında incelemelerde bulunmak ve bu gelişmeler konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisini bilgilendirmek”
…uygulayıp, örneğin İtalya’da kadın cinayetlerine ömür boyu hapis cezası getiren düzenlemeyi inceleyip Türkiye’de uygulanması için çalışmalar yapacaklar mı?

Şu son bir haftada yaşanan kadın cinayetleri bile insanın içini yakmaya, isyan etmesine neden olurken, neden kimse çıkıp bir şey demiyor?

Biz vatandaş olarak kime hesap soracağız?